Marcos’un Gazze Üzerine Konuşması

Ocak 17, 2009 by alikurtuldu (yönetici)  
Kategori: Makaleler

İki gün önce, şiddeti tartıştığımız gün, anlatmakta kelimelerin kifayetsiz kaldığı Condoleezza Rice, bir ABD yetkilisi, Gazze’de olup bitenlerin vahşi doğalarından ötürü Filistinlilerin hatası olduğunu beyan etti.

Dünyayı çapraz kesen yeraltı nehirleri kendi coğrafyalarını değiştirebilir ancak aynı şarkıyı söylerler.

Ve şu an bizim duyduğumuz, savaşın ve acının şarkısı.

Buradan çok uzakta değil, Gazze adında bir yerde, Ortadoğu’da, tam burada bizim yanı başımızda, İsrail hükümetinin ağır eğitimli ve silahlı ordusu ölüm ve yıkım yürüyüşüne devam ediyor.

Attığı adımlar klasik bir askeri işgal savaşının adımları: öncelikle “stratejik” askeri noktaları (askeri kılavuzların söylediği şekliyle) yok etmek amaçlı yoğun bir toplu bombalama ve direniş güçlerini “zayıflatmak”; sonra istihbarat üzerinde sıkı bir kontrol : “dış dünyada”, operasyon alanının dışı, görülen ve duyulan her şey askeri kriterlerle seçilmelidir; şimdi de taburların yeni mevzilere ilerlemesi için düşman askerlerinin üzerine yoğun top atışı; sonra da düşmanın garnizonunu zayıflatmak için bir kuşatma olacak; sonrasında da mevzi işgal eden ve düşmanı yok eden saldırı, ve muhtemel “direniş yuvalarının” “temizlenmesi”.

Modern savaşın askeri kitapçığı, birkaç varyasyon ve eklemeyle adım adım istilacı askeri güçler tarafından takip ediliyor.

Bunun hakkında çok şey bilmiyoruz ve “Ortadoğu’da çatışma” diye adlandırılan konu hakkında şüphe yok ki uzmanlar var, ancak dünyanın bu köşesinden bizim de söyleyeceğimiz bir şey var:

Haberlerdeki fotoğraflara göre İsrail hükümetinin hava güçlerince imha edilen “stratejik” noktalar; evler, kulübeler, sivil binalardır. Yıkıntıların ortasında tek bir sığınak, kışla, askeri havaalanı ya da bombardıman silahı görmüyoruz. Yani —ve lütfen cahilliğimizi bağışlayın— bize göre ya uçakların silahlarının kötü amaçları var ya da Gazze’de öyle “stratejik” noktalar yok.

Hiçbir zaman Filistin’i ziyaret etme onuruna sahip olmadık ancak insanların, erkeklerin, kadınların, çocukların ve yaşlıların -askerlerin değil- evlerde, kulübelerde ve binalarda yaşadıklarını varsayıyoruz.

Henüz direnişin takviye kuvvetlerini de görmedik, sadece yıkıntılar.

Ancak istihbarat kuşatmasının nafile çabalarını gördük ve işgali görmezden gelmekle alkışlamak arasında karar vermeye çalışan dünya hükümetlerini ve epey zamandır bir işe yaramayan, dışarıya ılımlı basın açıklamaları gönderen Birleşmiş Milletleri.

Ancak bekleyin. Birden aklımıza geldi belki de İsrail hükümetine göre bu erkekler, kadınlar, çocuklar ve yaşlılar düşman askerleri; ve böylece ikamet ettikleri kulübeler, evler ve binalar da yok edilmesi gereken kışlalardır.

Yani şüphe yok ki bu sabah Gazze’ye yağan kurşun yağmuru, İsrail birliklerinin ilerleyişini bu erkekler, kadınlar, çocuklar ve yaşlılardan korumak içindi.

Ve bütün Gazze’ye yayılan kuşatma ile zayıflatmak istedikleri düşman garnizonu orada yaşayan Filistin nüfusunun ta kendisi. Saldırıları bu nüfusu imha etmeye çalışacak. Ve bu kanlı geçeceği kolaylıkla tahmin edilebilir saldırıdan kaçmayı ya da saklanmayı başaran herhangi bir erkek, kadın, çocuk ya da yaşlı daha sonra “avlanacak”, böylece temizlik tamamlanacak ve operasyonları yöneten komutanlar da kendi efendilerine rapor verebilecekler: “Görevi tamamladık.”

Cahilliğimizi tekrar bağışlayın, belki de söylediğimiz asıl mevzunun dışındadır. Ve devam eden suçu mahkum etmek yerine, biz yerliler ve savaşçılar olarak, olup bitenin “siyonizm” mi “antisemitizm” mi olduğunu, ya da bunu başlatanın Hamas’ın bombaları olup olmadığını tartışıyor olmamız ve bu tartışmaların içinde bir konum almamız gerekiyor.

Belki bizim düşüncemiz çok basit ve analizler için çok gerekli olan nüansları ve dipnotları kaçırıyoruz, ancak Zapatistalar için bu durum profesyonel bir ordunun savunmasız bir nüfusu katletmesi gibi görünüyor.

Ezilenlerden ve soldan kim buna sessiz kalabilir?

Bir şeyler söylemek işe yarar mı? Bizim ağlayışlarımız bir bombayı dahi durdurur mu? Bizim sözümüz bir tek Filistinlinin dahi yaşamını kurtarır mı?

Evet, bize göre bu işe yarar. Belki bir bombayı durduramayız ve sözümüz böylelikle fişeğinin üzerine “IMI” ya da “Israeli Military Industry” (İsrail Askeri Endüstrisi) harfleri kazınmış 5.56 mm ya da 9 mm kalibrelik mermilerin bir kız ya da oğlan çocuğunun göğsüne saplanmasını engelleyen bir zırhlı kalkana dönüşmeyecek. Ancak belki de sözümüz Meksika’daki ve dünyadaki öteki sözlerle güç birliği yapmayı başarır ve belki de ilk etapta bir mırıltı olarak duyulur, giderek gürleşir ve sonra Gazze’de duyulabilecek bir çığlık, feryat olur.

Biz sizin hakkınızda bir şey bilmiyoruz, ancak biz EZLN’den Zapatistalar, biz, yıkımın ve ölümün ortasında birkaç cesaret sözü duymanın ne kadar önemli olduğunu biliyoruz.

Bunu nasıl açıklamam gerektiğini bilmiyorum ama olan şu ki, evet çok uzaktan sözler bir bombayı durduramaz ancak adeta ölümün kara odasında bir delik açılmış ve ufak bir ışık parıltısı içeriye düşermiş gibi olur.

Diğer her şey için olduğu gibi, ne olacaksa olacaktır. İsrail hükümeti terörizme ağır bir darbe indirdiğini açıklayacak, katliamın büyüklüğünü kendi halkından saklayacak, büyük silah üreticileri krizi göğüslemek için ekonomik destek sağlayacaklar ve “küresel kamuoyu”, her zaman moda olan kolayca biçimlendirilebilir varlık, başka tarafa yönelecek.

Ancak hepsi bu değil. Filistin halkı da direnecek ve yaşayacak ve mücadele etmeye devam edecek ve amaçları komiçin ezilenlerden sempati görmeye devam edecek.

Ve belki Gazze’den bir kız ya da erkek çocuğu da yaşayacak. Belki büyüyecekler, onlarla beraber kuvvetleri, kızgınlıkları ve öfkeleri de büyüyecek. Belki Filistin’de mücadele eden gruplardan biri için asker ya da milis olacaklar. Belki kendilerini İsrail’le savaş halinde bulacaklar. Belki bunu bir silahı ateşleyerek yapacaklar. Belki kendilerini bellerine sarılı bir kuşak dinamitle feda edecekler.

Ve sonra tepede, yukarıdan birileri Filistinlilerin vahşi doğaları hakkında yazacak ve bu şiddeti kınayan açıklamalar yapacak ve bunun siyonizm mi anti-semitizm mi olduğunu tartışmaya geri dönecekler.

Ve hiç kimse şu anda hasat edileni kimin ektiğini sormayacak.

Zapatista Ulusal Kurtuluş Ordusu erkekleri, kadınları, çocukları ve yaşlıları adına,

Komutan Yardımcısı İsyancı Marcos

Meksika, 4 Ocak, 2009 (SIM/OG/TK)

* Komutan Yardımcısı İsyancı (Subcommandante Insurgente) Marcos’un 4 Ocak’ta Dünya Onurlu Öfke Festivali’nde Gazze üzerine yaptığı konuşmanın tam metni. Metni İngilizce çevirisinden Onur Günay Türkçeleştirdi.

kaynak: bianet.org

Bir Öykü: Gazze’nin Düğünleri…

Ocak 16, 2009 by alikurtuldu (yönetici)  
Kategori: Makaleler

Gazze’nin Düğünleri

Uzanmış yatıyorlardı. “Güneş tepede,” dedim. Belki yüz kere. Fakat hiçbiri oralı değildi. “Ansızın üzerinize çöküveren bu üşengeçlik de neyin nesi? Eskiden böyle değildiniz. Eş, oğul, kardeş! Ne kadar da uzun sürdü uykunuz! Haydi, uyanın artık! Bakın güneş ne kadar yükselmiş, Bari, bari bir şeyler söyleyin, konuşun benimle, yoksa çekip gideceğim.”
Yazının Devamı…

Gazze: Yürek Yaralayan Kent

Ocak 15, 2009 by admin  
Kategori: Makaleler

Herhangi bir sözlükte bulunan kelimeler, Gazze halkının yaşadığı acıları ve hüznü ifade etmeye yetersiz geliyor. Yeni kelimeler dahi eklense bu sözlüğe, çocuğu gözlerinin önünde infaz edilen sonra da onu katleden askerlerin, çocuğun akan kanlarının oluşturduğu göletin üzerinde, kurşunları o masum bedene isabet ettirdiklerinden duyduğu sevinçle dans ettiklerini gören babanın gözünden akan yaşları anlatması ve bu acıyı, dinleyenlere, okuyanlara aynı boyutta hissettirmesi mümkün değil. Yazının Devamı…

Neden Hamas?

Ocak 13, 2009 by admin  
Kategori: Makaleler

İsrail’in son Gazze katliamıyla ilgili önemli yazılar kaleme alan Hayrettin Karaman Hoca, Yeni Şafak’taki dünkü yazısını şöyle bitiriyordu: “Hamas’ı ortadan kaldırmayı, İsrail’in istediği şartlarda küçük ve uzun vadede yok olmaya mahkûm bir ’sözde Filistin devleti’nin kurulmasını çözüm sayanlar muhatap bile alınmamalıdır.” Yazının Devamı…

İsrail Barkoduna Dikkat!

Ocak 12, 2009 by admin  
Kategori: Makaleler

İsrailin Filistin’e başlattığı saldırı “Sizlerin desteği” sayesinde günden güne büyüyerek devam ediyor. Her gün “Sizin” sayenizde bir filistinli çocuk hayata gözlerini yumuyor!… Yazının Devamı…

Boykot Kardeşliğimiz!

Ocak 11, 2009 by admin  
Kategori: Makaleler

Dev bir kinle bakıyorum sana ey kırmızı COCA COLA kutusu! 

Oraya buraya değil tam da bağrıma bağrıma attırdığın bombaların ateşi sarıyor ruhumu! Yazının Devamı…

Hamas Olmasaydı İsrail Farklı Davranır mıydı?

Ocak 10, 2009 by admin  
Kategori: Makaleler

Gelin bir şeyin adını doğru koyalım. Eğer Gazze Şeridi’nin bütün bu kötürüm bırakılma ve aşağılanması devam edecekse; İsrail’in iradesi Birleşik Devletler’in ki ile aynıysa; Avrupa Birliği, Rusya, Birleşmiş Milletler ve yeryüzünün her tarafına dağılmış bütün uluslararası kuruluşlar ve örgütler hiçbir şey yapmadan, sadece her iki tarafa da defalarca ateşkes çağrısı yapan kof mankenler gibi oturmaya devam edeceklerse; ödlek, korkak ve uyuşuk Arap devletleri, dünyanın kabadayı süper gücü kendilerini Washington’dan, belki hoşuna gitmeyecek bir şeyler söyler diye tehdit eder bir tarzda gözetlediği sırada kardeşleri katledilirken izleyerek dikiliyorlarsa, biri bize niçin dünya üzerinde bu cehennemin vuku’ bulduğu hakkında gerçeği anlatabilir mi? Yazının Devamı…

Boykotun Hedefi Şirketler

Ocak 8, 2009 by admin  
Kategori: Makaleler

Boykot ile ilgili en çok sorulan soru, bu eylemin bir etki oluşturup oluşturmadığıdır. Daha önce yayınladığımız bir yazıda bu konuda çarpıcı bilgilere yer vermiştik. Aşağıda okuyacağınız yazıda ise dünyaca tanınmış gazetecilerden Robert Fisk, boykotun Amerikan şirketlerini nasıl etkilediğini ve sarsıcı sonuçlara yol açtığını anlatıyor. (Editör) Yazının Devamı…

İsrail İçin Ne Yapabilirim?

Ocak 7, 2009 by admin  
Kategori: Makaleler

Okuyacağınız yazı ABD’nin yeni başkanı Barrack Obama’nın ortadoğu politikalarına dair önemli ipuçları veriyor. Sistemi yönetenlerin zaman zaman değişim geçirselerde sistemin sürekli olarak temel çizgilerini koruduğunu vurgulayan yazı, çok çarpıcı detaylar içeriyor… (Editör) Yazının Devamı…

Boykotun Önemli mi?

Ocak 6, 2009 by admin  
Kategori: Makaleler

Birkaç yıl önce “Zalimlerin ambargosu varsa, bizim de boykotumuz var” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. O yazıda başta insanlık düşmanı ABD ve stratejik müttefikleri İngiltere ve İsrail olmak üzere İslam topraklarını işgal altında bulunduran bütün zalim güçlerin kendilerine karşı direnen Müslümanları sindirmek için türlü insanlık suçları yanında ambargoyu da bir silah olarak kullandıklarını ifade etmiş ve bizim de buna karşılık boykotu etkili bir silah olarak kullanmamız gerektiğini vurgulamıştım. Yazının Devamı…

Sonraki Sayfa »