Mahmud Derviş’ten Şehide Şiir
Ocak 4, 2009
Kategori: Filistin Haberleri
Ve İsrail tankları Gazzeye girdi…
Bir haftadır havadan kustuğu kini, nefreti, şimdi, top ateşleriyle, makineli tüfeklerle, tank namlularıyla, Gazzeliler`in üzerine döküyor İsrail..
İnsanlığın bittiği, kelimelerin tükendiği yerdeyiz..
Gazzeliler`in çığlıklarının susturulduğu ya da sağır kulaklarda kaybolduğu günde “Filistin’in sesi” Mahmud Derviş`e bırakmalıyız sözü…
1948′de doğduğu Celile şehri İsrail’in eline geçince, çıktığı sürgünü, hayatının sonuna kadar yaşayan Mahmud Derviş, en büyük acıyı, parçalanmış bir Filistin manzarasıyla karşılaştığında yaşamıştı.
2006 yılında Le Monde`e verdiği röportajda, “Denir ki; güneş, ufukları örten kargaların kanatlarından daha güçlüdür. Gerçek, sonuçta çıkardan her zaman daha güçlüdür”diyen Derviş, “Bir Katile” başlıklı şiirinde, bu gerçeği siyonistlerin yüzüne çarpıyordu.
İşte Mahmud Derviş`in, 2002′de Batı Şeriya ve Gazze’de gerçekleştirilen kuşatma ve saldırı günleri sırasında kaleme o şiir:
Bir Katile
Eğer ölenin yüzüne baka bilseydin
gaz odasında ki anneni hatırlardın
Ve düşüne bilseydin
Silahın hikmetinden kurtulurdun
Ve fikir değiştirirdin
bu şekilde kaybettiğin kimliğine kavuşamassın !
(Başka bir katile)
Eğer cenine 30 gün daha bıraka bilseydin
Olasılıklar farklı olurdu
İşgal bittiğinde,
yeni doğan ,
kuşatma günlerini unuturdu
Sağlıklı bir şekilde büyür, bir delikanlı olurdu
Kızlarından biriyle kadim Asya tarihini öğrenirdi
Birbirilerini sevebilirlerdi,
Bir kız dünyaya getirirlerdi
(Doğuştan yahudi olurdu)
Peki sen ne yaptın ?
Kızın bu gün dul
Torunun yetim
Firari ailene ne yaptın ?
Tek kurşunla üç güvercini nasıl vurabildin ?
Babalara ve oğullara başsağlığı… Kerrema’llâhü veche şehid
Kısa bir süre sonra, bu yeni doğum için tebrik ederiz
Kuşatma , düşmanın cahiliye devri şiirimizi öğrenene kadar sürecektir
Kuşatma, işgale uğrayan gibi işgalcinin de can sıkıntısının bir beşeri özellik olduğunu öğrenene kadar sürecektir
Her yeni güne başladığımda şehid beni kuşatıyor
Ve beni sorguluyor: Nerdeydin ?
Bana verdiğin bütün kelimeleri sözlüğe iade et
Ve uyuyanları yankının uğultusundan kurtar
Şehit bana : “özgürlüğümün dışında hiçbir güzelliğin olmadığını” öğretiyor
Şehid beni uyarıyor:
Onların cambazlıklarına inanma
Fotoğrafıma bakan gözü yaşlı babama inan:
Görevlerimizi nasıl değiştirdin, nasıl önüme geçtin ?
Önce ben, ilkin ben !
Şehid beni kuşatıyor
Acılarımı hafifletmek için
Yalnızca yerimi ve aşınmış mobilyaların yerini değiştirdim
Yatağımın üzerine bir ceylan ve parmağımın üzerine bir hilal koydum
Şehid beni kuşatıyor
Canazeme yalnızca beni tanıyorsan gel
Övülmek için kimseye ihtiyacım yok !
(…)
Şehide
Şehidenin kızı, şehidin kızı
Şehidin kız kardeşi, şehidenin kız kardeşi
şehid annesi
Şehidin dedesinin torunu
Şehidin dayısının komşusu
Vs…. vs….
Uygar alemde her hangi bir değişiklik yok
Vahşet dönemi geride kaldı
Ölenin ismi meçhul, bayağı
Mağdur hakikat gibi… nisbî
Vs… vs…
Çılgınlıkla seni işgal edeni kuşat
Çılgınlıkla ve çılgınlıkla
Sevdiklerin çoktan gitti
O zaman ol yoksa hiçbir zaman olamayacaksın !
Çeviren : Sinan Özdemir
Kaynak: Dünya Bülteni





Yorumlar