<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Filistin İçin Ne Yapabilirim? &#187; intifada</title>
	<atom:link href="http://filistinicin.neyapabilirim.net/tag/intifada/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://filistinicin.neyapabilirim.net</link>
	<description>Filistin için daha fazla beklemeyin, harekete geçin!</description>
	<lastBuildDate>Thu, 16 Jul 2009 15:15:18 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Bu Haberlerden Utanmalıyız!</title>
		<link>http://filistinicin.neyapabilirim.net/bu-haberlerden-utanmaliyiz/</link>
		<comments>http://filistinicin.neyapabilirim.net/bu-haberlerden-utanmaliyiz/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 18 Apr 2009 07:20:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ne Yapabilirim]]></category>
		<category><![CDATA[boykot]]></category>
		<category><![CDATA[intifada]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://filistinicin.neyapabilirim.net/?p=285</guid>
		<description><![CDATA[Şimdilerde talihsiz haberler okuyoruz medyada&#8230; &#8220;Boykot etkisini yitirdi&#8221; başlıklarıyla. Demek ki bizim duyarlı olmaya devam etmemiz, insanlığımızı ve İslamlığımızı unutmamamız için Filistinliler daima fosfor bombalarıyla yakılıp yıkılmalı, öyle mi? 
&#8220;Hafıza-i beşer nisyan ile maluldur&#8221; sözünü biliriz. Unutmak, Rabbimizin insana verdiği önemli bir nimettir şüphesiz. Buna karşılık insanı insan yapan özelliklerinden biri de zikr melekesidir. Yani [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şimdilerde talihsiz haberler okuyoruz medyada&#8230; &#8220;Boykot etkisini yitirdi&#8221; başlıklarıyla. Demek ki bizim duyarlı olmaya devam etmemiz, insanlığımızı ve İslamlığımızı unutmamamız için Filistinliler daima fosfor bombalarıyla yakılıp yıkılmalı, öyle mi? <span id="more-285"></span></p>
<p>&#8220;Hafıza-i beşer nisyan ile maluldur&#8221; sözünü biliriz. Unutmak, Rabbimizin insana verdiği önemli bir nimettir şüphesiz. Buna karşılık insanı insan yapan özelliklerinden biri de zikr melekesidir. Yani unutulmaması gerekenleri unutmamaktır. Dolayısıyla insan, unutmak ile hatırda tutmak arasında ölçülü ve dengeli bir tutum sahibi olmalıdır.</p>
<p>Unutmak, unutulan objeye göre rahmet olabildiği gibi felaket de olabilmektedir. Asla unutulmaması gereken, daima hatırda tutulması icab eden hayat-memat meselelerinin unutulması, tarihin sürekli tekerrürü sonucunu doğurmakta, acıların tazelenmesine yol açmaktadır.</p>
<p>Evet, insan, zikr üzere olma melekesiyle insandır. Zikr, unutulmaması gerekenleri unutmamaktır. Dolyısıyla insanla balık arasında bir fark olması gerekir.</p>
<p>Üç ay önce, Gazze&#8217;ye yönelik korkunç siyonist vahşet karşısında, yaşadığımız coğrafyada büyük bir duyarlılık ve dayanışma bilinci gelişmiş ve bu duyarlılık özellikle Filistin&#8217;e yardım ve zalimlere yönelik boykot eylemleri şeklinde pratik sonuçları da beraberinde getirmişti.</p>
<p>Aradan sadece üç ay geçti ve Filistin, Gazze unutuldu, gündemlerden düştü. Tıpkı daha önce Çeçenistan&#8217;ın, Moro&#8217;nun, Irak&#8217;ın, Afganistan&#8217;ın, Doğu Türkistan&#8217;ın, Hama&#8217;nın, Halepçe&#8217;nin unutulduğu gibi&#8230;</p>
<p>Şimdilerde talihsiz haberler okuyoruz medyada&#8230; &#8220;Boykot etkisini yitirdi&#8221; başlıklarıyla. Demek ki bizim duyarlı olmaya devam etmemiz, insanlığımızı ve İslamlığımızı unutmamamız için Filistinliler daima fosfor bombalarıyla yakılıp yıkılmalı, öyle mi?</p>
<p>&#8220;Balık hafızalı toplum&#8221; nitelemesini her zaman haklı çıkarmak zorunda mıyız? Balıklardan farkımız olduğunu, Rabbimizin bizleri insan olarak var ettiğini, yeryüzüne halifeler kıldığını ne zaman gerçekten fark edeceğiz?</p>
<p>Boykota devam edenlerimiz var mutlaka. Fakat bu bilincin diri tutulması konusunda gayretimiz niçin görünür olmaktan çıktı?</p>
<p>Gazze&#8217;ye bombalar yağarken, Filistinli anaların, çocukların parçalanmış bedenleri ekrnlardan taşarken nasıl da gayretliydik. Broşürler bastırıp dağıtıyor, çevremizi uyarıyor, bakkalımıza, marketimize uyarılarda bulunuyorduk.</p>
<p>Bizim tüm duyarlılığımız bir &#8220;şartlı refleks&#8221;ten ibaret midir? Sabit bir tavrımız, solmayan bir duyarlılığımız yok mudur?</p>
<p>Medyada çıkan &#8220;Boykot etkisini yitirdi&#8221; başlıklı haberlerden ne kadar utansak azdır. &#8220;Hayat iman ve cihaddır&#8221; hakikatinin yanından bile geçememek, bırakın cihadı bir boykot bilincini bile 3 ay sürdüremeyen &#8221;konjontür Müslümanları olmak, ne büyük suçtur.</p>
<p>Kendimize gelelim ey Müslümanlar! Gaflet değil zikr üzere olmayı şart kılan bir inancın müntesipleri olduğumuzu iddia ediyorsak şayet, iddiamızı ispatlamak için bir gayretimiz olsun.</p>
<p>Bugünden tezi yok, &#8220;Boykot etkisini yitirdi&#8221; haberlerini tekzip edecek, aksi haberleri gündeme getirecek yeni bir gayret dalgasını harekete geçirelim.</p>
<p><strong>İşte Tüketiciler Birliği&#8217;nin açıkladığı boykot listesi:</strong></p>
<table style="border: medium none; border-collapse: collapse;" border="1" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; border-left: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 122.4pt; padding-right: 5.4pt; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="163" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/01.jpg" alt="" width="151" height="151" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">Chetos</span></div>
</td>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 117pt; padding-right: 5.4pt; border-left-color: #f4f8fc; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="156" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/02.jpg" alt="" width="151" height="151" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">7up</span></div>
</td>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 108pt; padding-right: 5.4pt; border-left-color: #f4f8fc; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="144" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/03.jpg" alt="" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">BRİTHIS AMERİCAN TABACCO</span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"> </span></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; border-left: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 122.4pt; padding-right: 5.4pt; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="163" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/04.jpg" alt="" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">ALGİDA</span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"> </span></div>
</td>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 117pt; padding-right: 5.4pt; border-left-color: #f4f8fc; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="156" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/05.jpg" alt="" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">AQUAFİNA</span></div>
</td>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 108pt; padding-right: 5.4pt; border-left-color: #f4f8fc; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="144" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/06.jpg" alt="" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">AXE</span></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; border-left: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 122.4pt; padding-right: 5.4pt; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="163" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/07.jpg" alt="" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">BURGER KING</span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"> </span></div>
</td>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 117pt; padding-right: 5.4pt; border-left-color: #f4f8fc; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="156" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/08.jpg" alt="" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">Cappy</span></div>
</td>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 108pt; padding-right: 5.4pt; border-left-color: #f4f8fc; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="144" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/09.jpg" alt="" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">Chesterfield</span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"> </span></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; border-left: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 122.4pt; padding-right: 5.4pt; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="163" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/010.jpg" alt="" /> </span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"> </span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">Cif</span></div>
</td>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 117pt; padding-right: 5.4pt; border-left-color: #f4f8fc; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="156" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"> </span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/1.jpg" alt="" width="151" height="151" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">Coca Cola</span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"> </span></div>
</td>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 108pt; padding-right: 5.4pt; border-left-color: #f4f8fc; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="144" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"> </span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/2.jpg" alt="" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">DOĞADAN</span></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; border-left: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 122.4pt; padding-right: 5.4pt; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="163" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/3.jpg" alt="" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">Domestos</span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"> </span></div>
</td>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 117pt; padding-right: 5.4pt; border-left-color: #f4f8fc; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="156" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/4.jpg" alt="" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">Dove</span></div>
</td>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 108pt; padding-right: 5.4pt; border-left-color: #f4f8fc; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="144" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/5.jpg" alt="" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">DUNHILL</span></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; border-left: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 122.4pt; padding-right: 5.4pt; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="163" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"> </span></div>
</td>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 117pt; padding-right: 5.4pt; border-left-color: #f4f8fc; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="156" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"> </span></div>
</td>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 108pt; padding-right: 5.4pt; border-left-color: #f4f8fc; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="144" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"> </span></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; border-left: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 122.4pt; padding-right: 5.4pt; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="163" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/6.jpg" alt="" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">evian</span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"> </span></div>
</td>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 117pt; padding-right: 5.4pt; border-left-color: #f4f8fc; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="156" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/7.jpg" alt="" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">FritoLay</span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"> </span></div>
</td>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 108pt; padding-right: 5.4pt; border-left-color: #f4f8fc; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="144" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/8.jpg" alt="" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">Fruko</span></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; border-left: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 122.4pt; padding-right: 5.4pt; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="163" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/9.jpg" alt="" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">HAYAT</span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"> </span></div>
</td>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 117pt; padding-right: 5.4pt; border-left-color: #f4f8fc; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="156" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/10.jpg" alt="" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">KFC</span></div>
</td>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 108pt; padding-right: 5.4pt; border-left-color: #f4f8fc; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="144" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/11.jpg" alt="" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">Knorr</span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"> </span></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; border-left: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 122.4pt; padding-right: 5.4pt; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="163" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/12.jpg" alt="" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">Lark</span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"> </span></div>
</td>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 117pt; padding-right: 5.4pt; border-left-color: #f4f8fc; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="156" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/13.jpg" alt="" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">Lipton</span></div>
</td>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 108pt; padding-right: 5.4pt; border-left-color: #f4f8fc; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="144" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/14.jpg" alt="" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">Becel</span></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; border-left: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 122.4pt; padding-right: 5.4pt; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="163" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/15.jpg" alt="" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">Fanta</span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"> </span></div>
</td>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 117pt; padding-right: 5.4pt; border-left-color: #f4f8fc; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="156" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/16.jpg" alt="" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">LUCKY STIKE</span></div>
</td>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 108pt; padding-right: 5.4pt; border-left-color: #f4f8fc; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="144" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/17.jpg" alt="" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">Marlboro</span></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; border-left: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 122.4pt; padding-right: 5.4pt; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="163" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/18.jpg" alt="" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">McDonald’s</span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"> </span></div>
</td>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 117pt; padding-right: 5.4pt; border-left-color: #f4f8fc; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="156" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/19.jpg" alt="" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">OMO</span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"> </span></div>
</td>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 108pt; padding-right: 5.4pt; border-left-color: #f4f8fc; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="144" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/20.jpg" alt="" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">Danino</span></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; border-left: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 122.4pt; padding-right: 5.4pt; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="163" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/21.jpg" alt="" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">PEPSI</span></div>
</td>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 117pt; padding-right: 5.4pt; border-left-color: #f4f8fc; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="156" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/22.jpg" alt="" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">Schweppes</span></div>
</td>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 108pt; padding-right: 5.4pt; border-left-color: #f4f8fc; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="144" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/23.jpg" alt="" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">Signal</span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"> </span></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; border-left: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 122.4pt; padding-right: 5.4pt; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="163" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/24.jpg" alt="" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">Sprite</span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"> </span></div>
</td>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 117pt; padding-right: 5.4pt; border-left-color: #f4f8fc; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="156" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/25.jpg" alt="" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">Yedigün</span></div>
</td>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 108pt; padding-right: 5.4pt; border-left-color: #f4f8fc; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="144" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/26.jpg" alt="" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">ACTIVIA</span></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; border-left: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 122.4pt; padding-right: 5.4pt; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="163" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/27.jpg" alt="" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">Calve</span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"> </span></div>
</td>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 117pt; padding-right: 5.4pt; border-left-color: #f4f8fc; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="156" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/28.jpg" alt="" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">Danette</span></div>
</td>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 108pt; padding-right: 5.4pt; border-left-color: #f4f8fc; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="144" valign="top">
<div>
<p><strong><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">DORİTOS </span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">CHEETOS</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">LAY&#8217;S</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">CİPSLERİ</span></strong></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; border-left: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 122.4pt; padding-right: 5.4pt; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="163" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/30.jpg" alt="" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">Johnson’s</span></div>
</td>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 117pt; padding-right: 5.4pt; border-left-color: #f4f8fc; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="156" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/31.jpg" alt="" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">NESTEA</span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"> </span></div>
</td>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 108pt; padding-right: 5.4pt; border-left-color: #f4f8fc; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="144" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/32.jpg" alt="" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">PALL MALL</span></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; border-left: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 122.4pt; padding-right: 5.4pt; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="163" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/33.jpg" alt="" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">PHİLIP MORRIS</span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"> </span></div>
</td>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 117pt; padding-right: 5.4pt; border-left-color: #f4f8fc; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="156" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/34.jpg" alt="" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">Rexona</span></div>
</td>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 108pt; padding-right: 5.4pt; border-left-color: #f4f8fc; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="144" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/35.jpg" alt="" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">TAMEK</span></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 117pt; padding-right: 5.4pt; border-left-color: #f4f8fc; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="156" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"> </span></div>
</td>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 108pt; padding-right: 5.4pt; border-left-color: #f4f8fc; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="144" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"> </span></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; border-left: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 122.4pt; padding-right: 5.4pt; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="163" valign="top">
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><img src="http://www.tuketiciler.org/images/Image/CephaneBizdenDegil/36.jpg" alt="" /></span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">TURKUAZ</span></div>
<div><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"> </span></div>
</td>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 117pt; padding-right: 5.4pt; border-left-color: #f4f8fc; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="156" valign="top">
<div>
<p><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"> </span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: small;"><strong>DAMLA SU</strong> </span></span></div>
</td>
<td style="border-bottom: windowtext 1pt solid; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; border-top-color: #f4f8fc; padding-left: 5.4pt; width: 108pt; padding-right: 5.4pt; border-left-color: #f4f8fc; border-right: windowtext 1pt solid; padding-top: 0cm;" width="144" valign="top">
<div>
<p><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"> </span></p>
<p><strong><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">NESTLE</span></strong></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: small;"><strong>NESCAFE</strong> </span></span></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><strong>* Frito Lay firmasına ait: Lay’s, Doritos, Cheetos</strong></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">* Danone firmasına ait; Hayat Su, Evian Su (içecek), &#8211; Danette, Danino, Danone, Activia.</span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><strong>* Elite Cafe.</strong></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: small;"><strong>* Unilever firmasına ait: Becel, Flora (margarin), Lipton (içecek), Calve, Knorr (hazır gıda), Algida, Magnum, Carte D’or </strong><strong>(dondurma), Axe, Rexona, Signal, Dove, Lux, Omo, Vim, Cif, Domestos.</strong></span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">* Philip Morris firmasına ait: Marlboro, L&amp;M, Chesterfield, Parliament, Virginia Slims, Lark, Muratti.</span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><strong>* British American Tabocco firmasına ait: Dunhill, Kent, Pall Mall, Viceroy, Lucky Strike.</strong></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">* Coca Cola firmasına ait: Cappy, Coca Cola, Fanta, Sprite, Nestea, Turkuaz, Schweppes, Damla Su, Doğadan, Sen-Sun.</span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><strong>* Pepsi Cola firmasına ait: Tamek, Pepsi Cola, Yedigün, 7Up, Fruko, Aquafina.</strong></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">* Starbucks, Johnsons&amp;Johnsons, Mc Donald’s, Burger King.</span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><strong>* Kentucky Fried Chicken (KFC), Marks and Spencer, Motorola.</strong></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">* L’oreal firmasına ait: L’oreal, Maybelline, Kerastase, Lancome, Biotherm, Armani, Ralph Lauren, Cacharel, Diesel, Vichy, Helena Rubistein.</span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: small;">*<strong> Kimberley-Clark firmasına ait: Kleenex, Kotex, Hughies.</strong></span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;">* Nestle firmasına ait: Maggi, Nestfit, Nestea, Kitkat, Nesquik, Nescafe, Coffemate, Crunch.</span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><strong>* Cadburry-Schweppes firmasına ait: Trident, Nazar, Toybox, Missbon, Bonibon, Olips, Tofita, Jelibon, Topitop.</strong></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma; font-size: small;"><strong>Şükrü Hüseyinoğlu<br />
Kaynak: www.islamvehayat.com<br />
</strong></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://filistinicin.neyapabilirim.net/bu-haberlerden-utanmaliyiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gazze: Yürek Yaralayan Kent</title>
		<link>http://filistinicin.neyapabilirim.net/gazze-yarali-kent/</link>
		<comments>http://filistinicin.neyapabilirim.net/gazze-yarali-kent/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Jan 2009 15:17:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[direniş]]></category>
		<category><![CDATA[gazze]]></category>
		<category><![CDATA[intifada]]></category>
		<category><![CDATA[katliam]]></category>
		<category><![CDATA[vahşet]]></category>
		<category><![CDATA[video]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://filistinicin.neyapabilirim.net/?p=226</guid>
		<description><![CDATA[Herhangi bir sözlükte bulunan kelimeler, Gazze halkının yaşadığı acıları ve hüznü ifade etmeye yetersiz geliyor. Yeni kelimeler dahi eklense bu sözlüğe, çocuğu gözlerinin önünde infaz edilen sonra da onu katleden askerlerin, çocuğun akan kanlarının oluşturduğu göletin üzerinde, kurşunları o masum bedene isabet ettirdiklerinden duyduğu sevinçle dans ettiklerini gören babanın gözünden akan yaşları anlatması ve bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Herhangi bir sözlükte bulunan kelimeler, Gazze halkının yaşadığı acıları ve hüznü ifade etmeye yetersiz geliyor. Yeni kelimeler dahi eklense bu sözlüğe, çocuğu gözlerinin önünde infaz edilen sonra da onu katleden askerlerin, çocuğun akan kanlarının oluşturduğu göletin üzerinde, kurşunları o masum bedene isabet ettirdiklerinden duyduğu sevinçle dans ettiklerini gören babanın gözünden akan yaşları anlatması ve bu acıyı, dinleyenlere, okuyanlara aynı boyutta hissettirmesi mümkün değil. <span id="more-226"></span></p>
<p>Bu hazin hikaye, 19 gündür devam eden ve şu ana kadar yarısı kadın ve çocuk, binden fazla insanın yaşamını yitirdiği, beş bin Filistinlinin de yaralandığı kirli savaşta yaşandı…</p>
<p>Evleri Gazze&#8217;nin kuzeyindeki Atatıra mevkiinde bulunan Avvace ailesi, genelde her sabah pencereden usulca giren ve yüzlerine tatlı bir sıcaklıkla vuran güneşin de etkisiyle erkenden kalkıyorlardı. Ancak her gün, ev ahalisinin üzerine sıcacık doğarak herkesi ısıtan güneş ve kuşluk vaktinde evin bahçesine pıtrak gibi biten güvencinler bu çılgın savaşla birlikte aniden yok olmuştu. Aile üyeleri de kendilerine güvenli bir yer bulmak umuduyla umutsuzca evin yola en uzak odasının en ücra köşesine giderek inzivaya çekilmişlerdi.</p>
<p>9 yaşındaki İbrahim, çok sıkıcı geçen bir haftanın ardından, annesine yaklaşarak arzu dolu bir sesle &#8220;Gel anne, evin bahçesine çıkalım, bugün kahvaltıyı orada yapalım. Bu odadan artık yoruldum&#8221; dedi. Bir saat sonra sıcak çay bardakları ve mütevazı bir kahvaltı hazırdı. Ancak o da ne? Birden ortalık karıştı. Üç çocuklarının da güvende olduğunu zanneden aile, birdenbire bir ses duydular:</p>
<p>-Babacığım, ben ölüyorum..</p>
<p>Aile, güven ve barış içerisinde olduğunu zannetmişti ama savaşın kime ne yapacağını, sıranın bir gün kendilerine de geleceğini bilemezlerdi. Belki de savaş, kaderin ağlarını ördüğünü ve sıranın onlara geldiğini bildiriyordu. Duvar önce çatladı ardından çöktü&#8230; Şarapneller etrafta fink atıyordu. Feryatlar yükselmeye başladı. Bardaklar kırıldı, çaylar döküldü, ekmekler kana bulandı.</p>
<p>9 Yaşındaki İbrahim, acısını olabildiğince güçlü bir çığlıkla dile getiriyordu: &#8220;Babacığım ölüyorum..&#8221;</p>
<p>Babası, çocuğunu kucağına almak için yerinden bir ok gibi fırladı. Karnına akan kanı hissediyordu. Korkuyla karısına bağırdı: &#8220;Hadi ayrılalım buradan…&#8221;Aile üyeleri can havliyle bahçeye doğru fırladı. Kapıya geldiklerinde ise kurşun yağmuru başlamıştı.</p>
<p><object width="360" height="418" data="http://v1.iha.com.tr/p5.swf?v=3325" type="application/x-shockwave-flash"><param name="salign" value="l" /><param name="src" value="http://v1.iha.com.tr/p5.swf?v=3325" /><param name="align" value="left" /></object></p>
<p>Kurşunlardan biri annenin ayağına isabet etti, artık anne yürüyemiyordu. Oğlu İbrahim de hemen yanı başına düşerek son nefesini verdi.</p>
<p>Diğer iki kardeş ise evin yıkılan duvarının arkasında yüksek sesle ağlıyorlardı. Ölümün sesi hafiflemişti. Aile, saldırının sona erdiğini zannetmişti, ama gerçek dramın asıl şimdi başladığını bilmiyordu. Askerler sert adımlarla yaklaşmaktaydılar. Babaları onları gördüğünde başka bir frekansa geçmiş, bu dünyayla ilişkisini koparmıştı. Bilincini kaybettiğini zannetmişti.</p>
<p>Askerlerden biri İbrahim&#8217;in henüz hiçbir günaha bulaşmamış tertemiz bedenine yaklaşarak ayağıyla onun cansız bedenini sağa sola döndürdü. Askerlerden bir diğeri ise İbrahim&#8217;in cansız bedenine ateş etmeye başladı. Sanki atış talimi yapıyordu. Başka bir dünyaya intikal etmiş bedene isabet ettiği her kurşunda neşeyle havaya zıplayarak babanın bir bıçak gibi kalbine saplanan sevinç naraları atıyordu. Ardından mermiler yağmur gibi yağmaya başladı küçük İbrahim&#8217;in cesedinin üzerine..</p>
<p>Gecenin tekrar gelmesi ve askerlerin çekilmesiyle birlikte baba, karısının yanına giderek onu sakinleştirdi, sabretmeleri ve direnmeleri gerektiğini söyledi. Sonra da birbirlerine sarılarak saatlerce ağladılar.</p>
<p><strong>Delik deşik edilmiş ruhun yarası </strong></p>
<p>Baba Kemal Avvace, habercilere daha sonra şunları söylüyordu: &#8220;Oğlumu bir kez değil defalarca infaz ettiler, onun pak cesedi üzerinde atış talimleri yaptılar. Oğlumun bedenine isabet ettirdikleri her kurşunla da böğürerek öğündüler.&#8221;</p>
<p>Ve elem dolu bir sesle de ekliyordu: &#8220;Oğlum onlara ne yaptı da bu kadar acımasızca onu katlettiler, onun cansız bedenini delik deşik ettiler. Son nefesini verdikten sonra da cesedini talim tahtası haline getirdiler.&#8221;</p>
<p>Olayın şokunu henüz üzerinden atamayan Filistinli baba &#8220;Aşırı soğuk, yaramdan akan kanı durdurdu. Ama ruhumun derinlikleri hala kanıyor&#8221; diyor.</p>
<p>Tam dört gün evlerinde aç ve susuz kaldıklarını söyleyen yaralı baba, dördüncü günün sonunda yaşlı bir kadının evlerinin enkazına yaklaştığını ve bağırarak ondan yardım istediklerini anlattı. Yaşlı kadın, onların durumunu gördükten sonra haber verilen hastaneden gönderilen ambulans Avvace ailesini, hastaneye yetiştirmiş. Tabii minik İbrahim&#8217;in cesedini de&#8230;</p>
<p><strong>Tanıklıklar yaşananları teyit ediyor </strong></p>
<p>Bazıları bu tür haberlerin bağımsız gözlemciler ya da haber kanalları tarafından doğrulanmadığını söyleyebilir ancak, başka tanıklıklar ve yaşananlar bunların doğruluğunu teyit eder nitelikte.</p>
<p>Filistin İnsan Hakları Örgütü, benzeri olayların Gazze&#8217;de çokça yaşandığını ve tanıkların ifadelerine dayan yüzlerce akıl almaz olay meydana geldiğini bildiriyor. Kuruluş, bir çok olayda, tutsak Filistinlilerin kalkan olarak kullanılması, masum çocukların hedef olmalarının artık sıradan bir olay haline geldiğini ifade ediyor.</p>
<p>Kaynak: Dünya Bülteni</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://filistinicin.neyapabilirim.net/gazze-yarali-kent/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Neden Hamas?</title>
		<link>http://filistinicin.neyapabilirim.net/neden-hamas/</link>
		<comments>http://filistinicin.neyapabilirim.net/neden-hamas/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Jan 2009 08:42:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[ali bulaç]]></category>
		<category><![CDATA[alıntı]]></category>
		<category><![CDATA[gazze]]></category>
		<category><![CDATA[hamas]]></category>
		<category><![CDATA[intifada]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://filistinicin.neyapabilirim.net/?p=215</guid>
		<description><![CDATA[İsrail&#8217;in son Gazze katliamıyla ilgili önemli yazılar kaleme alan Hayrettin Karaman Hoca, Yeni Şafak&#8217;taki dünkü yazısını şöyle bitiriyordu: &#8220;Hamas&#8217;ı ortadan kaldırmayı, İsrail&#8217;in istediği şartlarda küçük ve uzun vadede yok olmaya mahkûm bir &#8217;sözde Filistin devleti&#8217;nin kurulmasını çözüm sayanlar muhatap bile alınmamalıdır.&#8221;
Kişisel olarak ben de bazı yazarları artık ciddiye almamaya başladım. Çünkü &#8220;Hizbullah, İran, Hamas, İsrail.. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="margin: 6pt 0cm; text-align: left;" align="left">İsrail&#8217;in son Gazze katliamıyla ilgili önemli yazılar kaleme alan Hayrettin Karaman Hoca, Yeni Şafak&#8217;taki dünkü yazısını şöyle bitiriyordu: &#8220;Hamas&#8217;ı ortadan kaldırmayı, İsrail&#8217;in istediği şartlarda küçük ve uzun vadede yok olmaya mahkûm bir &#8217;sözde Filistin devleti&#8217;nin kurulmasını çözüm sayanlar muhatap bile alınmamalıdır.&#8221;<span id="more-215"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm; text-align: left;" align="left">Kişisel olarak ben de bazı yazarları artık ciddiye almamaya başladım. Çünkü <strong>&#8220;Hizbullah, İran, Hamas, İsrail.. hepsi teröre başvuruyor&#8221;</strong>; veya &#8220;İsrail katliam yapıyor, ama Hamas da tahrik etti&#8221;<strong> </strong>veya <strong>&#8220;Hamas, İran&#8217;ın bölgedeki enstrümanıdır&#8221;</strong> veya <strong>&#8220;İsrail&#8217;in yaptıklarına soykırım demeyin, Gazze&#8217;yi toplama kampı olarak tanımlamayın&#8221;</strong> diye yazanlar, ya -iyi niyetle de olsa- İsrail&#8217;in psikolojik savaş teknikleri doğrultusunda veya Filistin meselesinin özünden habersiz yazıyorlar veya adalet duygularını kaybetmiş bulunuyorlar.</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm; text-align: left;" align="left">27 Aralık&#8217;ta Hamas 6 ay süren ateşkesi bozmuş değildi. 19 Haziran 2008&#8242;de Mısır&#8217;ın arabulucuğuyla imzalanan ateşkese göre, İsrail 10 gün içinde kapıları açacak, Gazze üzerindeki ablukayı kaldıracaktı. İsrail buna uymadığı gibi 6 aylık süre içinde tam 132 saldırı düzenledi, 22 Filistinliyi öldürdü. Arada Gazze&#8217;den İsrail tarafına füze atıldı, ama atanlar Hamaslılar değildi, anlaşmaya taraf olmayan İslami Cihad grubundan kimselerdi. Hamas, bunları tutukladı. Hamas, Gazze&#8217;de hayat çekilemez noktaya geldiği halde, sırf uluslararası kamuoyu nezdinde anlaşmaya sadık kaldığını göstermek için sabretti. Fakat zaten İsrail saldırıya çoktandır hazırlanıyordu. Ordu sözcüsü Avi Benayahu<strong> &#8220;1,5 yıldır askerlerimiz Negev Çölü&#8217;nde saldırının tatbikatını yapıyordu.&#8221;</strong> açıklamasını yaptı.</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm; text-align: left;" align="left">Raşid el Gannuşi, İsrail&#8217;in karşısında Filistinlilerin iki seçeneği olduğunu söylüyor: Ya açlık ve yoksunluğa mahkum olmuş olarak zillet içinde ölmeyi kabul edecekler veya şerefleriyle direnip ölecekler. El Fetih ve Arap rejimleri, çoktandır birinci seçeneği kabul etmiş bulunuyorlar, Hamas ikinci yolu tercih ediyor.</p>
<div id="attachment_216" class="wp-caption alignleft" style="width: 310px"><a href="http://filistinicin.neyapabilirim.net/wp-content/uploads/hamas-calls-c.jpg"><img class="size-medium wp-image-216" title="hamas-calls-c" src="http://filistinicin.neyapabilirim.net/wp-content/uploads/hamas-calls-c-300x218.jpg" alt="hamas-calls-c" width="300" height="218" /></a><p class="wp-caption-text">Hamas lideri dünya basınına açıklama yaparken </p></div>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm; text-align: left;" align="left">Şerefiyle ölmenin İsrail&#8217;e getirdiği maliyet, her aşamada biraz daha meşruiyet krizine düşmesi, daha çok saldırganlaşması, sivil ve çocuk katliamı yaptıkça ölümcül kabz haline girip hem kendisini hem destekçisi Amerika ve Batı&#8217;yı da büyük bir felakete doğru sürüklemesidir. Hem vicdan ve feraset sahibi Yahudiler hem Carter gibi liderler bunu dillendiriyorlar. Bu yüzden İsrail&#8217;in Hamas&#8217;a olan kini dinmiyor; çünkü değil el yapımı füze, Filistinli çocuklar ona taş attığında bile daha çok cinnet geçiriyor. Bazı yazarlar<strong> &#8216;Kardeşim, üzerine taş atsan da psikolojisinin bozulduğunu biliyorsun, buna rağmen niçin böyle yapıyorsun?&#8217; </strong>diye Hamas&#8217;ı suçluyorlar. Filistinlilere köleliği kabul edin ve ölün diyorlar. Halbuki rahmetli Bediüzzaman, <strong>&#8220;Üzerine vahşi bir canavarın geldiğini görsen, eline geçirdiğin bir süpürge veya çalı çırpıyı bile ona karşı salla; çünkü bakarsın korkar.&#8221; </strong>der. Ölüm makinesi İsrail ordusu karşısında Hamas&#8217;ın füzeleri ve taşları işte bu çalı çırpı türünden şeylerdir, gel gör ki, Bediüzzaman Hazretleri&#8217;nin dediği oluyor, canavarın korkudan ruhu derin bir sarsıntı geçiriyor.</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm; text-align: left;" align="left">Hamas&#8217;ın affedilemez<strong> &#8220;iki suçu daha var&#8221;</strong>. İlki, İran-Hizbullah ve Hamas arasındaki yakınlaşmanın &#8220;Ortadoğu&#8217;da Sünni-Şii ekseninde yeni çatışma stratejisi&#8221; geliştirenlerin fesat planını akamete uğratmasıdır. Arap kamuoyu Filistin için kan ağlarken liderler, Şimon Peres&#8217;e &#8220;Hamas&#8217;ı bitirin&#8221; diye ricada bulunuyorlar. İran ve Hizbullah ise Hamas&#8217;ın yanında yer almak suretiyle Sünni kamuoyunda itibar kazanıyorlar. Hamas bitirilmedikçe Şii-Sünni savaşı gerçekleşemez.</p>
<p>İkincisi, İsrail tarafından<strong> &#8220;İslamcı terör örgütü&#8221;</strong> olarak propaganda edilen Hamas&#8217;ın demokratik yollarla seçilmesidir. Hamas demokrasi istiyor. İsrail&#8217;in ve Batı&#8217;nın kâbusu Arap ülkelerine demokrasinin gelmesidir. Hamas &#8220;kötü örnek&#8221; teşkil ediyor. Nasıl Cezayir&#8217;de seçim kazandı diye FİS 100 bin insanın hayatı pahasına silinmek istendiyse, Hamas da bütün Gazze halkı pahasına silinmek istenmektedir. Bu yüzden İsrail&#8217;in gözünde Gazze &#8220;Hamasistan&#8221;dır, katliamla cezalandırılacaktır.</p>
<p><strong>Ali Bulaç<br />
Kaynak: Haksöz-Haber</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://filistinicin.neyapabilirim.net/neden-hamas/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İsrail Barkoduna Dikkat!</title>
		<link>http://filistinicin.neyapabilirim.net/israil-barkodu-boykot/</link>
		<comments>http://filistinicin.neyapabilirim.net/israil-barkodu-boykot/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Jan 2009 06:29:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[barkod]]></category>
		<category><![CDATA[boycott]]></category>
		<category><![CDATA[boykot]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[intifada]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://filistinicin.neyapabilirim.net/?p=206</guid>
		<description><![CDATA[İsrailin Filistin&#8217;e başlattığı saldırı &#8220;Sizlerin desteği&#8221; sayesinde günden güne büyüyerek devam ediyor. Her gün &#8220;Sizin&#8221; sayenizde bir filistinli çocuk hayata gözlerini yumuyor!&#8230;
PEKİ BU NASIL OLUYOR?

Farkında olmadan aldığınız her israil malı ile israil bütçesine bununla paralel olarak israil ordusuna bir yardım ediliyor. Bu şekilde Amerika&#8217;nında desteği ile güçlenen 7 milyon nüfuslu israil 2 Milyar Müslümana meydan okuyor.
NE [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İsrailin Filistin&#8217;e başlattığı saldırı &#8220;Sizlerin desteği&#8221; sayesinde günden güne büyüyerek devam ediyor. Her gün &#8220;Sizin&#8221; sayenizde bir filistinli çocuk hayata gözlerini yumuyor!&#8230;<span id="more-206"></span></p>
<p><strong>PEKİ BU NASIL OLUYOR?<br />
</strong><br />
Farkında olmadan aldığınız her israil malı ile israil bütçesine bununla paralel olarak israil ordusuna bir yardım ediliyor. Bu şekilde Amerika&#8217;nında desteği ile güçlenen 7 milyon nüfuslu israil 2 Milyar Müslümana meydan okuyor.</p>
<p><strong>NE YAPILABİLİR?<br />
</strong><br />
Bu konuda bireysel olarak yapılabilecek en etkili yollardan biri de İsrail ve İsrail&#8217;e destek veren ülkelerin mallarını boykot etmek. Bunu yapmak da oldukça kolay.</p>
<p><strong>BARKOD NUMARASINDAN ANLAYABİLİRSİNİZ<br />
</strong><br />
Aldığınız ürünün barkod numarasındaki rakamların açıklamalarını ve hangi numaranın hangi ülkeye ait olduğunu kolayca bulabilirsiniz.</p>
<table border="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td height="50"></td>
</tr>
<tr>
<td height="24">
<div class="c2">
<p class="c1"><img src="http://img122.imageshack.us/img122/503/barkodr2ht2rd2.jpg" alt="" width="494" height="360" /></p>
</div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="1" cellspacing="0" cellpadding="0" width="70%">
<tbody>
<tr>
<th height="40"><span class="style10">BARKOD</span></th>
<th><span class="style10">ÜLKE</span></th>
</tr>
<tr>
<td class="c3" height="69">
<div class="style29 c2"><strong>729</strong></div>
</td>
<td class="c3" height="69">
<div class="style29 c2"><strong>israil</strong></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td class="c3" height="36">
<div class="style31 c2"><strong>000 &#8211; 019</strong></div>
</td>
<td class="c3" height="36">
<div class="style31 c2"><strong>GS1 ABD</strong></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td class="c3" height="36">
<div class="style31 c2"><strong>030 &#8211; 039</strong></div>
</td>
<td class="c3">
<div class="style31 c2"><strong>GS1 ABD</strong></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td class="c3" height="45">
<div class="style31 c2"><strong>060 &#8211; 139</strong></div>
</td>
<td class="c3">
<div class="style31 c2"><strong>GS1 ABD</strong></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td class="c3" height="40">
<div class="style31 c2"><strong>500 &#8211; 509</strong></div>
</td>
<td class="c3">
<div class="style31 c2"><strong>GS1 İngiltere</strong></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>DİKKAT EDİLECEK NOKTA&#8230;</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;nin kodu 869&#8242;dır fakat bazı yabancı firmalara ait ürünlerde 869 barkod kodu ile başlayabiliyor! Burada ldikkat etmek gerekiyor.Aldığınız ürünün Barkodu 729 ile başlıyor ise siz zaten elinizdeki ürünle Filistine kurşun sıkmış oluyorsunuz amma 869 ile başlayan israil ve amerika destekcisi ürünlerlede dolaylı yoldan aynı eylemi gerçekleştirmiş oluyorsunuz!<br />
Bu konuda göstereceğiniz hassasiyete güveniyoruz!</p>
<p><strong>İsrailin barkod ülke kodu: 729</strong></p>
<p>Barkod&#8217;u 869 olsa dahii ürünler TÜRK Malı olmayabilir. Bu nedenle aldığınız ürünün MADE İN ibaresinede dikkat etmeniz gerekiyor.</p>
<p><strong>Kaynak: TimeTurk.com</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://filistinicin.neyapabilirim.net/israil-barkodu-boykot/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Boykot Kardeşliğimiz!</title>
		<link>http://filistinicin.neyapabilirim.net/boykot-kardesligimiz/</link>
		<comments>http://filistinicin.neyapabilirim.net/boykot-kardesligimiz/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Jan 2009 07:12:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[boykot]]></category>
		<category><![CDATA[intifada]]></category>
		<category><![CDATA[kardeşlik]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://filistinicin.neyapabilirim.net/?p=192</guid>
		<description><![CDATA[Dev bir kinle bakıyorum sana ey kırmızı COCA COLA kutusu! 
Oraya buraya değil tam da bağrıma bağrıma attırdığın bombaların ateşi sarıyor ruhumu!
Düzden bakınca zulüm görüyorum,tersten baktığımda inkarındaki şifreyi!
Zaten ancak Bir Siyonist Zekası’nın işi olabilirdi, 
şişesinde “Mekke Ve Muhammed’e Hayır” yazan zehirli sıvıları 
Muvahhid Mekke Muhalefeti’ne ve Eşsiz Lider ve Önder Resul Hz.Muhammed’e(s.a.v) sevdalı insanlara içirip sonra buradan gelen Cola-Dolar’larla Müslüman [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dev bir kinle bakıyorum sana ey kırmızı <strong>COCA COLA</strong> kutusu! </p>
<p>Oraya buraya değil tam da bağrıma bağrıma attırdığın bombaların ateşi sarıyor ruhumu!<span id="more-192"></span></p>
<p>Düzden bakınca zulüm görüyorum,tersten baktığımda inkarındaki şifreyi!</p>
<p>Zaten ancak Bir Siyonist Zekası’nın işi olabilirdi, </p>
<p>şişesinde “Mekke Ve Muhammed’e Hayır” yazan zehirli sıvıları </p>
<p>Muvahhid Mekke Muhalefeti’ne ve Eşsiz Lider ve Önder Resul Hz.Muhammed’e(s.a.v) sevdalı insanlara içirip sonra buradan gelen Cola-Dolar’larla Müslüman kardeşlerini katletmek iğrençliği… </p>
<p>Ne <strong>TANG</strong>’ini kabul ediyorum soframa ne <strong>CAPPY</strong>’ini! </p>
<p><strong>FANTA FANTA FANTA</strong> içtiğimde Çanta Çanta Bomba verdiğimi biliyorum lanet olasıca ordularına!</p>
<p>“Susuzluğunu Dinle” diyen sese inat “Filistin’i Dinle” diyor içimden bir ses <strong>SPRİTE</strong>’nı iterken! </p>
<p><strong>MARLBORO</strong> pakedine baktığımda şarjör görüyorum , sigarasına baktığımda M-16 veya Uzi mermisini!</p>
<p>Tek bir dal izmarit ile tek bir merminin maliyetinin de satış rakamının da neredeyse aynı olduğunu öğrendiğimde kalakalıyorum! </p>
<p>”Allah’ım” diyorum !&#8230;“İçmeyerek kaza edemem,zira on sene içtim,maaş verir gibi para verdim,şu kuluna para nasib et de yolunda harcayıp bari bunlara verdiğim paraları kaza etmiş olayım Ya Rabbim!..” </p>
<p>Bu arada  sigara içen insanlara da “Onu içmen kadar efkara sebeb bişi mi var” diye soruyorum!</p>
<p>”Dikkat et! Her içtiğin sigarayla bir mermi sıktırabilirsin bak kardeşlerinin kafasına ama ” diye ekliyorum “Radikal” damgası yeme pahasına! </p>
<p>Yahudi <strong>PHİLİP MORRİS</strong> ve diğerlerinin paketlerinin üstündeki aslanlara da, </p>
<p><strong>PEUGOT</strong> marka arabaların üstündeki aslanlara da kafam takılıyor! </p>
<p>Çünkü ben onlara bakınca,Allah’ın Aslanı  Hamza’nın katillerini , </p>
<p>Resul’un Aslanı Ali’nin hainlerinin zihniyetlerini görüyorum!&#8230; </p>
<p><strong>PEUGOT</strong> hızlı kaçarmış!&#8230;Azap meleklerinin zaman mefhumu bile yokken kim nereye kaçıyor,gülüyorum..</p>
<p><strong>VOLVO</strong> dünyanın en güvenlisiymiş!&#8230;İsrail’e gidecek paraları verip içine binildiğinde direkt ateşe giden araba nasıl güvenli olur merak ediyorum!&#8230;</p>
<div id="attachment_194" class="wp-caption alignleft" style="width: 310px"><a href="http://filistinicin.neyapabilirim.net/wp-content/uploads/boykot2vw7al0.jpg"><img class="size-medium wp-image-194" title="boykot2vw7al0" src="http://filistinicin.neyapabilirim.net/wp-content/uploads/boykot2vw7al0-300x210.jpg" alt="boykot2vw7al0" width="300" height="210" /></a><p class="wp-caption-text">Amerikan - İsrail Ürünlerini Boykot Ediyoruz</p></div>
<p>En az siyon kardeşlerinin sembolu aslan kadar tehlikeli olduğunu biliyorum <strong>NESTLE</strong>’nin ambalajındaki güvercinin…NESTLE’nin çikolatasını,gofretini mi yemişim ki NESTLE SUyunu veya yeni aldıkları ’sini içeyim! </p>
<p> </p>
<p>Su demişken; <strong>COCA COLA</strong>’nın bırak kolasını ne <strong>TURKUAZ</strong> ne <strong>DAMLA SU</strong>yu’nu içmiyorum!&#8230; </p>
<p>Baktım ki <strong>ALGİDA</strong>’nın arkasında <strong>UNİLEVER</strong> yazıyor,almam efendim almıyorum!  </p>
<p>Bula bula <strong>MAGGİ</strong> çorba mı içmişim ki sonrasında <strong>LİPTON</strong>’unu, <strong>NESCAFE</strong>’sini zıkkımlanacağım? </p>
<p><strong>NESCAFE</strong>’den ve <strong>JACOBS</strong>’tan çıkan dumanla Gazze’den ve Bağdat’tan yükselenin benzerliğini fark edemeyecek kadar da saf değilim! </p>
<p>Irak,Filistin,Çeçenistan,ordan,burdan değil hiçbir yerden ve hiçbir şeyden verdikleri haberlerinde güvenmiyorum <strong>CNN</strong>’e,<strong>NTV</strong>’ye,<strong>REUTERS</strong>’e!&#8230; </p>
<p>Huy işte!Hucurat üstü müydü “Hucurat 6” mı ne?!&#8230; </p>
<p><strong>FOX</strong>,adı gibi tilkilik yaptı,<strong>TGRT</strong>’yi alıp Yahudi-Neocon birliğini Türkiye’de bir medya sahibi daha yapmakla… </p>
<p>Malum,sadece iki hafta var  <strong>HÜRRİYET GAZETESİ</strong> ve <strong>İSRAİL</strong>’in doğum günleri arasında…Rastlantı işte… </p>
<p><strong>NTV</strong>’nin ve <strong>GARANTİ</strong>’nin sahipleri Şahenk’ler de AMERİKAN-İSRAİL ortağı <strong>GENERAL ELECTRİC</strong>’le el sıkışmışlar bir de… </p>
<p>Duy da inanma!&#8230;Oku da inanma!&#8230;</p>
<p>Evet Evet ! Budur !</p>
<p>Oku ama asla inanma!&#8230;Duy ama asla inanma!&#8230; </p>
<p>Bir de <strong>NATIONAL GEOGRAPHIC</strong> var  ki Yahudi Darwin’izm’in Türkiye Temsilciliği sanki!O da Şahenk’lerin…Seyrettirmiyoruz çocuğumuza! </p>
<p><strong>NİKE..LEE …ADİDAS-SOLOMON</strong> veya <strong>LEVİ’S</strong>…Giymiyoruz ve giymeyeceğiz! </p>
<p><strong>UNİLEVER… PROCTER&amp;GAMBLE…JOHNSON&amp;JOHNSON</strong> kokmuyoruz ki <strong> L’OREAL,VİCHY , LANCOME</strong>veya <strong>ARMANİ</strong> sürünelim! </p>
<p>“Bu <strong>TİMBERLAND</strong> ile şu <strong>DOCKERS</strong> çok güzel dururdu üzerinizde” diyen tezgahtara aldırmıyoruz…“<strong>TİMBERLAND</strong>  İtalyan, <strong>DOCKERS</strong> Alman’dı ama ikisini de Amerikalı Yahudiler aldı ve biz onlardan alışveriş yapıp Müslüman kardeşlerimize ihanet etmiyoruz” diyerek şoktaki tezgahtarı bırakıp dükkandan çıkıyoruz!</p>
<p>Gelirinin tamamına yakınını düzenli olarak İsrail’e gönderen şirketler listesindeki <strong>MARKS&amp;SPENCER</strong>’a ibretle bakıyorum!</p>
<p><strong>PHİLİPS</strong>’ten, <strong>IBM</strong>’den, <strong>NOKİA’</strong>dan başka tercih edilebilecek teknoloji kalmadı mı diye düşünüyorum…</p>
<p>Zira,dayanışmaları ve sonuçları gözümüzü yaşartıyor! Kanımızı döküyor! İşte bundan dolayıdır ki;</p>
<p>Müslüman kardeşlerimizle rabıtalarımız baki,muhabbetkar tasavvurları gönüllerimizin bembeyaz listelerinde daimi olmalı ama emperyalist zalimlerin markaları her zaman kara listelerimizde kalmalı!</p>
<p>Bu kara listelerdekilere para ve moral vermiyoruz ve vermeyeceğiz!</p>
<p><strong>YAŞASIN BOYKOT KARDEŞLİĞİMİZ!</strong> </p>
<p>“Ali’nin”…”Ömer’in”… “Ahmed’in…”diye marka yapsan gülüp geçecek ümmetin YAKUB’UN veya LEVİ’nin veya MC DONALD’ın deyince yağmalarcasına rağbetini anlamıyorum! </p>
<p>Ne Osmanlı Mutfağı diye koca bir sofrası olan kadim milletimin ne de yetmiş çeşit baharatla yedi yüz çeşit yemek çıkartan Arap kavminin <strong>MC DONALD’S</strong> ve <strong>BURGER KİNG</strong> Hayırseverliğini çözemiyorum!&#8230; </p>
<p>Tek bildiğim hamburger arası zulüm yemediğim!&#8230; </p>
<p>Bir de dalga geçer gibi “Ateş Seni Çağırıyooor” diye kampanya yapıyor elin gavuru da hala yiyor bizim Ayşe veya Ali! </p>
<p>Siz…Biz…Hepimiz…Kardeşlerimize saldıranlara,bacılarımızı kirletmeye çalışanlara para ve moral vermiyoruz ve vermeyeceğiz!</p>
<p><strong>YAŞASIN BOYKOT KARDEŞLİĞİMİZ!</strong> </p>
<p>Alışveriş yapacak bir tek Fransız Yahudileri’nin <strong>CARREFOUR</strong>’u mu kaldı dediğimde arkadaşımın yüzündeki şaşkınlığı unutamıyoruz! </p>
<p>Yoksa bizim ferasetsizliğimizden ve basiretsizliğimizden başka sermayeleri mi var sanıyorsunuz? </p>
<p>Durumlar üstü kabul ederek düzenli kıldığı namazlarında günde beş defa uluslar arası çıkış yaparak Kabe’ye yönelen bizler… </p>
<p>Her Ettehıyyatü’nün aleyna’sında…Her Rabbena atina’sında kardeşlerini hatırlayan bizler…</p>
<p>Sizler…Bizler…Hepimiz…</p>
<p>Rabbimiz Allah’ın düşmanlarına ve Peygamberimiz Hz.Muhammed’in inkarcılarına para ve moral vermiyoruz  ve vermeyeceğiz!</p>
<p>Bu yaptığımızı da kınayanın kınamasından korkmadan veya şaşıranın şaşkınlığına aldırmadan yapacağız , yayacağız  ve tavsiye edeceğiz! </p>
<p>“Az” alınmasını değil “hiç” alınmamasını sağlayacağız!</p>
<p>Biz,para verip sonra bu parayla yakılacak yıkılacak el değil siyon aslanının pençesini kıracak eliz! </p>
<p><strong>YAŞASIN BOYKOT KARDEŞLİĞİMİZ!</strong></p>
<p><strong>Fatih Tezcan</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://filistinicin.neyapabilirim.net/boykot-kardesligimiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamas Olmasaydı İsrail Farklı Davranır mıydı?</title>
		<link>http://filistinicin.neyapabilirim.net/israilin-niyeti/</link>
		<comments>http://filistinicin.neyapabilirim.net/israilin-niyeti/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 10 Jan 2009 08:43:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[devlet terörü]]></category>
		<category><![CDATA[direniş]]></category>
		<category><![CDATA[el-fetih]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[gazze]]></category>
		<category><![CDATA[hamas]]></category>
		<category><![CDATA[intifada]]></category>
		<category><![CDATA[islami cihad]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[terörizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://filistinicin.neyapabilirim.net/?p=156</guid>
		<description><![CDATA[Gelin bir şeyin adını doğru koyalım. Eğer Gazze Şeridi&#8217;nin bütün bu kötürüm bırakılma ve aşağılanması devam edecekse; İsrail&#8217;in iradesi Birleşik Devletler&#8217;in ki ile aynıysa; Avrupa Birliği, Rusya, Birleşmiş Milletler ve yeryüzünün her tarafına dağılmış bütün uluslararası kuruluşlar ve örgütler hiçbir şey yapmadan, sadece her iki tarafa da defalarca ateşkes çağrısı yapan kof mankenler gibi oturmaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gelin bir şeyin adını doğru koyalım. Eğer Gazze Şeridi&#8217;nin bütün bu kötürüm bırakılma ve aşağılanması devam edecekse; İsrail&#8217;in iradesi Birleşik Devletler&#8217;in ki ile aynıysa; Avrupa Birliği, Rusya, Birleşmiş Milletler ve yeryüzünün her tarafına dağılmış bütün uluslararası kuruluşlar ve örgütler hiçbir şey yapmadan, sadece her iki tarafa da defalarca ateşkes çağrısı yapan kof mankenler gibi oturmaya devam edeceklerse; ödlek, korkak ve uyuşuk Arap devletleri, dünyanın kabadayı süper gücü kendilerini Washington&#8217;dan, belki hoşuna gitmeyecek bir şeyler söyler diye tehdit eder bir tarzda gözetlediği sırada kardeşleri katledilirken izleyerek dikiliyorlarsa, biri bize niçin dünya üzerinde bu cehennemin vuku&#8217; bulduğu hakkında gerçeği anlatabilir mi?<span id="more-156"></span></p>
<div id="attachment_157" class="wp-caption alignleft" style="width: 410px"><a href="http://filistinicin.neyapabilirim.net/wp-content/uploads/adim-adim.jpg"><img class="size-full wp-image-157" title="adim-adim" src="http://filistinicin.neyapabilirim.net/wp-content/uploads/adim-adim.jpg" alt="adim-adim" width="400" height="266" /></a><p class="wp-caption-text">Filistin&#39;in işgal haritası</p></div>
<p>Biz konuşurken Gazze Şeridi&#8217;ne zincirlerinden boşanmış bir halde yerden ve gökten yağan devlet terörünün, HAMAS&#8217;la bir derdi yok. &#8220;Terör&#8221;le de bir derdi yok. Yahudi Devleti&#8217;nin uzun süreli güvenliği ve ancak koşulları bu duruma tırmandırdığı dereceye kadar İran, Hizbullah ve Suriye ile de bir derdi yok. Egemen haklarına sahip olma cesaretini gösteren, kaynaklarının kendisine ait olduğunu savunma cesaretini gösteren, &#8220;İmparatorluk&#8221;un tiksindirici askeri üslerinden birisini bereketli topraklarında istemeyen bir milletin köleleştirilmesinden başka bir şeye eşit olmayan sinik ve fazlasıyla kullanılmış bir örtmece olan icat edilmiş bir &#8220;savaş&#8221;la da derdi yok.</p>
<p>Krizin özgürlük, demokrasi, adalet ve barışla ilgisi yok. Mahmud Zahar, İsmail Heniye ve Halid Meşal&#8217;le ilgisi yok. Hasan NAsrallah ve Mahmud Ahmedinejad&#8217;la hiç ilgisi yok. Bunlar, 61 yıl içerisinde şu anki fecaat haline gelmiş olan fırtınada, sadece duruma bağlı olarak şimdi sahne alan aktörlerden başka bir şey değiller. İslamcı etken, krizin atmosferini renklendirdi, renklendirmeye de devam edecek; şu anki liderleri listesine ekledi ve dünya nüfusunun geniş bir kısmını etkiledi. Bugün, temel semboller İslami&#8217;dir: camiler, Kuran, Hz. Muhammed&#8217;e referanslar ve Cihad. Fakat, bu semboller silinebilir ve kördüğüm devam edebilir.</p>
<p>El-Fetih ve FKÖ&#8217;nün ipleri elinde tuttuğu günler vardı. Çok az Filistinli&#8217;nin İslamcı politikalar ve metotlar istediği günler. Bu politikaların, sınırın üstünde geçen ilkel roketlerle, kaçakçılık yapılan tünellerle ve kara borsa silahlarla ilgili yapabileceği bir şey yoktu, aynen Arafat&#8217;ın El-Fetih Örgütü&#8217;nün taşlar ve intihar bombalarıyla ilgili yapacak az şeyi olduğu gibi. Çağrışımlar rastlantısaldır, belirli bir siyasi ortamın ürünleridir. Onlar, yalancı politikacıların ve onların analistlerinin anlattıklarından tamamıyla farklı şeylerin sonuçlarıdırlar. Onlar, modern Orta Doğu&#8217;daki insani eylemlerin oluşturduğu ortamın parçasıdırlar; fakat tamamıyla vahşi, ya da inatçı, ölümcül, kızgın veya düzelmez, hep orada olmuş olayların.</p>
<p>Klişelerden, köle ruhlu medyanın ve onların Batı Dünyası&#8217;ndaki gönüllü devlet görevlilerinden oluşan acınası takımlarından haykırılan uydurma haberlerden sıyrılın ve göreceğiniz hegemonya için çıplak bir arzu olacaktır: zayıfın üzerine uygulanan güç ve dünya zenginliği üzerinde bir hâkimiyet için çıplak bir arzu. Daha da kötüsü, karmaşık söylemimizle, rafine akademik teorilerimizle, en bayağı ve en saçma arzularımıza önderlik eden modellerimizle saklamak için gayret gösterdiğimiz bencillik, nefret ve lakaytlık, ırkçılık ve bağnazlık, kendini yüceltme ve hazcılıktır hala görebileceğiniz. Müsamaha ettiğimiz vurdumduymazlık sadece yüce kültürümüze özgüdür, cesedin üzerinde uçan böcekler gibi çoğalmaktadırlar.</p>
<p>Bencil ve yıkıcı kaprislerimizin kurbanı olanların mevcut sembol ve dilinde sıyrılın. Bulacağınız ezilenlerin basit, tutkusuz ve etkilenmemiş çığlıkları olacaktır. Yeryüzünün biçarelerinin, onların çocuklarına ve evlerine, ailelerine ve köylerine yönelmiş olan soğuk saldırınıza son vermek için yalvarmaları olacaktır. Balıklarını ve ekmeklerini, portakallarını, zeytinlerini ve kekiklerini kendilerinin toplayabilmesi için size yalvarmaları olacaktır. Önce kibarca, sonra artan bir inançsızlıkla niçin atalarının topraklarında ezilmeden; sınır dışı edilme, ırza tecavüz ve yıkım korkusundan azade; izinler, engeller, kontrol noktaları ve geçişler, devasa beton duvarlar, gözcü kuleleri, beton bunkerler, dikenli teller, tanklar ve cezaevi ve işkence ve ölüm olmadan yaşama izni vermediğinizi sorgulamaları olacaktır.</p>
<p>Çünkü İsrail&#8217;in, sınırlarında yaşayabilen ve egemen bir Filistin devleti niyeti yoktur. 1948&#8242;de, BM Güvenlik Konseyi&#8217;nin 181 Sayılı kararının hilafına kendisine verilen toprakların % 24 fazlasını gasp ettiğinde de böyle bir niyeti yoktu. 1950lerin bütün o katliamları ve dalavereleri sırasında da yoktu. 1967&#8242;de Tarihi Filistin topraklarının geriye kalan % 22&#8217;sini ele geçirdiğinde ve BM Güvenlik Konseyi&#8217;nin 248 Sayılı kararını; eğer daha yeni işgal etmiş olduğu topraklardan çekilirse, güvenli ve tanınmış sınırlarla tam uluslararası tanıma garantisi veren çok kuvvetli uluslararası uzlaşmayı kendi istediği gibi yeniden yorumladığında da iki devlete izin verme konusunda niyeti yoktu.</p>
<p>1974&#8242;te, BM&#8217;de, sadece kendisi ve ABD iki devletli çözüme karşı oy verdiğinde, Filistin&#8217;in ulusal haklarını kabul etmeye niyeti yoktu. Mısır&#8217;ın, Filistinlilerin ve bölgenin diğer halklarının haklarını ayrı bir girişimde ele almayı içeren, kendisine ulaşan ve uyumlu bir şekilde kabul ettiği kapsamlı barış planı sırasında da niyeti yoktu. 1978 ve 1982&#8242;de, Beyrut&#8217;u işgal ettiğinde, bombaladığında, havaya uçurduğunda ve buldozerlerle ezdiğinde ve bu sayede Batı Şeria&#8217;yı sorunsuz bir şekilde ilhak ettiğinde de iki devletli bir çözüme niyeti yoktu. 1987&#8242;de, Birinci İntifada bütün işgal edilmiş Filistin topraklarına, diasporaya ve küresel olarak ezilmişlerin ruhlarına yayıldığında veya İsrail henüz kurulmuş HAMAS hareketine, milliyetçi-laik grupların gücünü kırmak için, bilerek ve isteyerek yardım ettiğinde de bir Filistin devleti bahşetmeye niyeti yoktu.</p>
<p>Madrid&#8217;de veya Oslo&#8217;da; dostları, kendi ırkdaşlarının pahasına, zenginlik ve prestiji ele geçiren titrek Filistin Yönetimi, FKÖ&#8217;nün yerini aldığında da bir Filistin Devleti niyetleri yoktu. İsrail dünya basınına barış ve iki devletli bir çözüm için demeçler verdiğinde, yeryüzündeki Filistin&#8217;in acı çeken şehir ve köylerinin üzerinden inşa etmeye devam ettiği transit yollar ve otoyollar ile ilhak ettiği yerlerde, Batı Şeria ve Doğu Kudüs&#8217;te illegal Yahudi yerleşimlerini iki katından fazla arttırmıştı. Ürdün Vadisi&#8217;ni, Ürdün&#8217;ün uluslar arası sınırını, üzerinde oturan yerel kabileleri sürgün edip ilhak etmişti. Eninde sonunda, adalet, barış ve güvenlik uğruna başı gövdesinde koparılacak birçok sakat Filistinli&#8217;nin üzerinden bir engerek yılanının diliyle konuşuyor.</p>
<p>Ev yıkımlarıyla; sivil topluma yaptığı, Filistin tarihi ve kültürünü unutulma uçurumlarına dökmeye çalışan saldırılarıyla; İkinci İntifada süresince yaptığı üzerinde konuşulmayan mülteci kampı kuşatmaları ve altyapı bombardımanlarıyla; suikastleri ve fazlasıyla çabuk gerçekleştirilen infazlarıyla; debdebeli savaşa son verme güldürüsünden özgür, adil ve demokratik Filistin seçimlerinin içini boşaltmaya kadar, İsrail mümkün olan en güçlü dille, askeri gücün, tehdidin, gözdağının, tacizin, hakaretin ve aşağılamanın diliyle, kendi görüşlerini defalarca ve defalarca bilinir kıldı.</p>
<p>İsrail, Birleşik Devletlerin koşulsuz ve onaylayan desteğiyle, kendisine komşu yaşanabilir bir Filistin Devleti&#8217;ni kabul etmeyeceğini dünyanın geri kalanına yeniden, yeniden ve yeniden, arka arkaya tekrarlayan eylemleriyle açık etti. Daha ne duymamız gerekiyor ki? Uluslararası toplumun suçlu sessizliğini sona erdirmesi için daha ne gerekiyor ki? Apaçık, bütün dünyanın gözleri önünde günbegün gerçekleşen yalanların ve telkinlerin geçmesi için ne gerekiyor ki? Yeryüzündeki eylemler daha da korkun hale geldikçe, barış sözcükleri daha da ısrar edici bir hal alıyor. Hiç duymadan ve görmeden dinlemek ve izlemek, her biri bizim toplam utancımızı derinleştiren lakaytlık, cehalet ve suç ortaklığına izin veriyor.</p>
<p>Gazze&#8217;nin yıkımının HAMAS&#8217;la bir ilgisi yok. İsrail, tamamen kontrol altına alamayacağı bir yönetimi Filistin topraklarında asla kabul etmez. İsrail&#8217;in taleplerine boyun eğmeyen veya hakiki bir egemenlik ve bütün bölge halklarının eşitliğini amaçlayan herhangi bir birey, lider, grup ya da hareket; uluslararası insani hukukun ve insan hakları evrensel beyannamesinin kendi insanları için uygulanmasını talep eden herhangi bir hükümet ya da halk hareketi Yahudi Devleti için kabul edilemezdir. Bütün bu tek devlet hayali görenler kendilerine şunu sormak zorundadırlar: İsrail, kendi sınırlarının kıyısında yaşayan ve saatlik olmasa da günlük olarak onların yaşamlarına kastettiği göz önüne alındığında, kendi sınırları içinde yaşayan 4 milyon Filistinli&#8217;ye ne yapması beklenir? İsrail, Filistin topraklarını açıkça ilhak ettiğinde, varlık sebebini, kerameti kendinden menkul var olma nedenini ne değiştirebilir ki?</p>
<p>Filistin Ulusal Hareketi&#8217;ne hayat veren kan bugün Gazze sokaklarında akıyor. Her düşen damla intikam, acı ve nefret zeminini, sadece Filistin&#8217;de değil, Orta Doğu ve dünyanın çoğunda da besliyor. Bunun devam edip etmeyeceği konusunda bir tercihe sahibiz. Şimdi bunu yapma zamanı.</p>
<p><strong>Jennifer Loewenstein<br />
Çeviren: Talha Üstündağ<br />
Kaynak: </strong><a href="http://www.dunyabulteni.net"><strong>www.dunyabulteni.net</strong></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://filistinicin.neyapabilirim.net/israilin-niyeti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Filistin Hakkında</title>
		<link>http://filistinicin.neyapabilirim.net/filistin-hakkinda/</link>
		<comments>http://filistinicin.neyapabilirim.net/filistin-hakkinda/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Jan 2009 15:00:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Filistin Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[intifada]]></category>
		<category><![CDATA[kronoloji]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://filistinicin.neyapabilirim.net/?p=78</guid>
		<description><![CDATA[Filistin&#8217;in Tarihi
Filistin&#8217;i daha iyi anlamak için bölgenin kronolojisini içeren bir yazı:

1897: I. Siyonist Kongre İsviçre’nin Basel kentinde toplandı.
1916: 		İngiltere ve Fransa arasında Arap topraklarını paylaşmayı öngören Sykes Picot Anlaşması imzalandı.
2 Kasım 1917: İngiltere, Yahudi halkına Filistin topraklarında devlet kurma yolunu açan Balfour Deklarasyonu’nu yayınladı.
29 Eylül 1923: Filistin’de İngiliz mandası resmen yürürlüğe girdi.
22 Temmuz 1946: İsrail [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Filistin&#8217;in Tarihi</strong></p>
<p>Filistin&#8217;i daha iyi anlamak için bölgenin kronolojisini içeren bir yazı<strong>:<span id="more-78"></span><br />
</strong></p>
<div id="attachment_79" class="wp-caption alignnone" style="width: 410px"><a href="http://filistinicin.neyapabilirim.net/wp-content/uploads/filistinli-aile.jpg"><img class="size-full wp-image-79" src="http://filistinicin.neyapabilirim.net/wp-content/uploads/filistinli-aile.jpg" alt="filistinli-aile" width="400" height="300" /></a><p class="wp-caption-text">Filistin&#39;den sürgüne giden bir aile</p></div>
<p><strong>1897:</strong> I. Siyonist Kongre İsviçre’nin Basel kentinde toplandı.<br />
<strong>1916</strong>: 		İngiltere ve Fransa arasında Arap topraklarını paylaşmayı öngören Sykes Picot Anlaşması imzalandı.<br />
<strong>2 Kasım 1917:</strong> İngiltere, Yahudi halkına Filistin topraklarında devlet kurma yolunu açan Balfour Deklarasyonu’nu yayınladı.<br />
<strong>29 Eylül 1923:</strong> Filistin’de İngiliz mandası resmen yürürlüğe girdi.<br />
<strong>22 Temmuz 1946: </strong>İsrail terör örgütü Irgun’un Kral Davud Oteli’ne düzenlediği saldırıda, 96 kişi hayatını kaybetti.<br />
<strong>29 Kasım 1947</strong>: 		BM, Filistin’i bölme planını kabul etti.<br />
<strong>9 Nisan 1948:</strong> Irgun terör örgütüne bağlı militanlar tarafından Deir Yasin Köyü’nde gerçekleştirilen katliamda 254 Filistinli hayatını kaybetti.<strong><br />
14 Mayıs 1948: </strong>İsrail devleti kuruldu.<br />
<strong>15 Mayıs 1948:</strong> İsrail devletinin kurulmasını kabul etmeyen Arap devletleri, İsrail’e saldırdı. Bu ilk Arap-İsrail savaşıydı.<br />
<strong>29 Ekim 1948: </strong>İsrail ordusunun Safsaf Köyü’ne düzenlediği saldırı sırasında köylülerin üzerine rastgele açılan ateş, 70 kişinin ölümüne neden oldu.<br />
<strong>11 Mayıs 1949:</strong> İsrail BM’ye kabul edildi.<br />
<strong>23 Aralık 1950:</strong> İsrail Kudüs’ü başkent ilan etti.<br />
<strong>2 Kasım 1956:</strong> Mısır Devlet Başkanı Nasır’ın Süveyş Kanalı’nı millileştirmesi üzerine, İsrail, Fransa ve İngiltere, Mısır’a saldırdı.<br />
<strong>12 Ekim 1958: </strong>Şaron önderliğinde, Batı Şeria’da bulunan Kibya Köyü’ne düzenlenen saldırıda 67 kişi hayatını kaybetti, 75 kişi de yaralandı.<strong><br />
7 Ekim 1959:</strong> El-Fetih’in kuruluş kongresi Kuveyt’te yapıldı.<br />
<strong>29 Mayıs 1964:</strong> Filistin Kurtuluş Örgütü kuruldu.<br />
<strong>5 Haziran 1967:</strong> İsrail; Mısır, Suriye ve Ürdün’e saldırdı ve 6 günde, Sina Yarımadası, Golan Tepeleri, Batı Şeria, Gazze ve Doğu Kudüs’ü işgal etti.<br />
<strong>22-25 Eylül 1969:</strong> 21 Ağustos 1960’da Mescid-i Aksa’nın yakılmak istenmesi Yahudilerce yakılmak istenmesi, İslam dünyasında tepkilere yol açtı ve bunun üzerine İslam Konferansı Örgütü Rabat’ta ilk kez bir araya geldi.<br />
<strong>7 Haziran 1970: </strong>Ürdün Kralı Hüseyin İsrail ve ABD’den aldığı destekle Filistin mülteci kamplarını yoğun top ateşine tuttu. Kral Hüseyin’e bağlı „Bedevi Milisleri“ tarafından gerçekleştirilen bu katliam „Kara Eylül“ olarak nitelendirildi. Bu katliam sırasında onbinlerce Filistinli hayatını kaybetti. Bir yıl sonra FKÖ Ürdün’den sürüldü ve Lübnan’a yerleşti.<br />
<strong>2 Nisan 1973: </strong>İsrail askerlerinin Beyrut’a düzenledikleri operasyonda 3 FKÖ lideri öldürüldü.<br />
<strong>8 Ağustos 1973:</strong> Filistin Ulusal Cephesi işgal altındaki topraklarda kuruldu.<br />
<strong>6 Ekim 1973:</strong> Mısır, Suriye ve Ürdün’ün, Sina Yarımadası’nda ve Golan Tepeleri’nde bulunan İsrail kuvvetlerine saldırmasıyla Yom Kippur Savaşı başladı.<br />
<strong>13 Kasım 1974: </strong>, Filistinlilerin kendi kaderini tayin hakkını tanıdı. FKÖ, BM’de gözlemci statüsü elde etti.<strong><br />
13 Nisan 1975:</strong> Hıristiyan Falanjistlerin içinde Filistinlilerin bulunduğu bir otobüsü makineli tüfeklerle taramaları üzerine Lübnan&#8217;da iç savaş başladı.<br />
<strong>6 Eylül 1976:</strong> FKÖ Arap Birliği’ne tam üye oldu.<br />
<strong>17 Mayıs 1977:</strong> İsrail genel seçimlerinde ilk kez Menaham Begin’in liderliğindeki sağcı Likud Partisi iktidara geldi.<br />
<strong>14 Mart 1978:</strong> İsrail Güney Lübnan’ı işgal etti.<br />
<strong>17 Eylül 1978:</strong> Mısır, İsrail ve ABD arasında Camp David Anlaşması imzalandı. Bu anlaşma Arap Birliği Zirvesi&#8217;nde kınandı.<br />
<strong>1980:</strong> İsrail parlamentosunda alınan bir kararla Kudüs, İsrail’in değişmez ve bölünmesi başkenti olarak ilan edildi.<strong>17 Temmuz 1981:</strong> İsrail, Beyrut&#8217;u bombaladı. <strong>14 Aralık 1981:</strong> İsrail, Golan Tepeleri’ni ilhak etti.<br />
<strong>6 Haziran 1982:</strong> İsrail Lübnan&#8217;ı işgal etmeye başladı. Eylül&#8217;de FKÖ Beyrut&#8217;tan çekilmeye başladı.<br />
<strong>9 Eylül 1982:</strong> Arap Birliği Zirvesi’nde bölge ülkelerinin barış içinde yaşaması için, FKÖ’nün Filistin halkının tek meşru temsilcisi olması gerektiği kabul edildi.<br />
<strong>15-16 Eylül 1982:</strong> İsrail, Filistin mülteci kampları olan Sabra ve Şatilla’ya kanlı bir saldırı düzenledi. 991 Filistinli hayatını kaybetti.<br />
<strong>1 Ekim 1985:</strong> İsrail Tunus’taki FKÖ karargahına hava saldırısı düzenledi. Saldırıda 70 kişi hayatını kaybetti.<br />
<strong>8 Aralık 1987:</strong> Gazze’de bir Yahudi kamyonetinin Filistinli işçileri taşıyan bir araca çarparak dört Filistinlinin ölümüne dokuzunun yaralanmasına neden olmasının ardından, Filistinliler intifada hareketini başlattılar.<br />
<strong>16 Nisan 1988:</strong> FKÖ’nün ikinci komutanı Ebu Cihad İsrail askerlerince öldürüldü.<br />
<strong>12 Kasım 1988:</strong> Cezayir’de toplanan Filistin Ulusal Konseyi, Filistin Devleti’ni ilan etti.<strong>20 Haziran 1990:</strong> Ocak ayında başlayan Sovyet Yahudilerinin yoğun bir şekilde İsrail&#8217;e göçü Filistinliler ile İsrailliler arasında büyük sorun oldu. Bunun üzerine Filistinli bir komando grubu İsrail&#8217;e girmeye kalkıştı. ABD Başkanı Bush bu olaydan dolayı ABD-Filistin görüşmelerini askıya aldı. <strong>8 Ekim 1990:</strong> Kudüs’te Mescid-i Aksa’da katliam gerçekleştirildi. 30 Filistinli hayatını kaybederken 800 kişi de yaralandı.<br />
<strong>15 Ocak 1991:</strong> FKÖ’nün ikinci komutanı Salah Halef, danışmanı Ebu Muhammed ve FKÖ güvenlik şefi Ebu el-Hol bir suikast sonucu öldürüldüler.<br />
<strong>30 Ekim 1991:</strong> ABD Başkanı Bush ile SSCB lideri Gorbaçov’un Madrid Konferansı’nı başlatmalarından sonra, İsrail ile Arap komşuları arasında ilk görüşmeler başladı. Filistin, Birleşik Ürdün-Filistin delegasyonunun parçası olarak görüşmelere katıldı.<br />
<strong>13 Eylül 1993:</strong> İsrail Devlet Başkanı İzak Rabin ve FKÖ lideri Yaser Arafat arasında Washington’da, beş yıl sonra Filistin’de özerk bir devletin kurulmasını öngören, Filistin Özerklik İlkeleri Deklarasyonu (Oslo Anlaşması) imzalandı.<br />
<strong>25 Şubat 1994:</strong> Batı Şeria’nın El Halil kentinde bulunan Hz. İbrahim Camii’ne sabah namazı esnasında bir Yahudi tarafından gerçekleştirilen saldırıda, aralarında çocukların da bulunduğu 50’nin üzerinde kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 300 kişi de yaralandı.<strong><br />
4 Mayıs 1994:</strong> İzak Rabin ve Yaser Arafat arasında İsrail-Filistin İlkeleri Deklarasyonu’nu tamamlayıcı düzenlemeler içeren Kahire Anlaşması imzalandı.<strong><br />
26 Ekim 1994:</strong> İsrail ve Ürdün arasında barış anlaşması imzalandı.<br />
<strong>28 Eylül 1995:</strong> II. Oslo Anlaşması Washington’da imzalandı.<br />
<strong>4 Kasım 1995:</strong> Oslo Anlaşması’nın altına imza atan İsrail Başbakanı İzak Rabin, aşırı sağcı Yigal Amir tarafından öldürüldü.<br />
<strong>20 Ocak 1996:</strong> FKÖ lideri Yaser Arafat, Filistin Özerk Yönetimi’nin başkanı seçildi. <strong>18 Nisan 1996:</strong> İsrail Başbakanı Şimon Peres, Lübnan’a karşı „Gazap Üzümleri“ operasyonunu başlattı. Güney Lübnan’daki Kana BM mülteci kampında 109 sivil, İsrail saldırıları sonucu hayatını kaybetti. <strong>29 Mayıs 1996:</strong> İsrail seçimlerini Benjamin Netanyahu liderliğinde aşırı sağ partilerden oluşan koalisyon kazandı.<br />
<strong>27 Eylül 1996:</strong> Kudüs belediye başkanının Kubbet’üs-Sahra’nın altına tüneller açtırması sonucu patlak veren olaylarda üç günde 76 kişi öldü.<br />
<strong>15 Ocak 1997:</strong> II. Uygulama Anlaşması olan el-Halil Protokolü imzalandı.<br />
<strong>1 Ekim 1997: </strong>Ürdün’ün baskısıyla İsrail, 16 Ekim 1991’de müebbet hapis cezasına çarptırılan Hamas’ın manevi lideri Şeyh Ahmed Yasin’i serbest bırakmak zorunda kaldı.<br />
<strong>14 Mayıs 1998:</strong> İsrail Devleti’nin kuruluşunun 50. yıldönümünde, Filistinlilerin protesto gösterileri sırasında çıkan çatışmalarda dokuz Filistinli hayatını kaybetti, 1.200 Filistinli yaralandı.<br />
<strong>21 Haziran 1998: </strong>İsrail hükümeti Netanyahu’nun Büyük Kudüs planını onayladı.<br />
<strong>7 Temmuz 1998:</strong> BM Genel Kurulu Filistin delegasyonuna gözlemci statüsü verdi.<br />
<strong>23 Ekim 1998:</strong> İsrail ile Filistin arasında Wye River Memorandum’u imzalandı.<br />
<strong>18 Aralık 1998: </strong>ve İngiliz birlikleri Irak’ı bombalarken İsrail hükümeti Wye River Memorandum’unu uygulamayı askıya aldığını bildirdi.<br />
<strong>4 Mayıs 1999: </strong>Mayıs 1993 İlkeler Deklarasyonu’nda Filistin özerkliği için verilen sürenin sona ermesi üzerine, ABD Başkanı Clinton’ın Arafat’a nihai statü görüşmelerinin bir yıl içinde sonuçlanacağı garantisini vermesi dolayısıyla, Filistin Merkez Konseyi bağımsız Filistin Devleti’nin ilanını erteledi.<br />
<strong>17 Mayıs 1999:</strong> İsrail’de yapılan seçimleri, Likud Partisi lideri Netanyahu’yu yenilgiye uğratan İşçi Partisi lideri Ehud Barak kazandı.<br />
<strong>25 Temmuz 2000: </strong>. Camp David Zirvesi, ABD Başkanı Clinton’ın „anlaşmaya varamadılar“ şeklindeki açıklamasıyla sona erdi.<br />
<strong>28 Eylül 2000:</strong> İsrail Savunma Bakanı Ariel Şaron’un Mescid-i Aksa’ya yaptığı provakatif ziyaret Filistinlilerin tepkisine neden oldu. El-Aksa intifadası başladı. İsrail Başbakanı Ehud Barak, ilk kez Kudüs’te Filistin ve İsrail’e ait iki başkent olabileceğini ifade etti.<br />
<strong>6 Şubat 2001:</strong> İsrail’de yapılan erken genel seçimlerde Likud Partisi genel başkanı Ariel Şaron ezici üstünlükle başbakan seçildi.<br />
<strong>17 Ekim 2001:</strong> İsrail-Filistin barış anlaşmalarına karşı çıkan Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı Rehavam Zeevi silahlı saldırı sonucu öldü. Saldırıyı FHKC üstlendi.<br />
<strong>19 Kasım 2001: </strong>yılında gerçekleştirilen Sabra ve Şatilla Katliamı’ndan kurtulan Filistinlilerin suç duyurusu üzerine Belçika, katliamın sorumlusu olan İsrail Başbakanı Şaron’u ifade vermeye çağırdı.<br />
<strong>23 Kasım 2001:</strong> İsrail ordusunun roketli saldırısında Hamas’ın askeri kanat liderlerinden Muhammed Ebu Hanud öldürüldü.<br />
<strong>2 Aralık 2001:</strong> Kudüs’te ve Hayfa’da meydana gelen dört patlamada 26 kişi öldü, 220 kişi yaralandı. Saldırıyı Hamas üstlendi. İsrail hükümeti, Arafat’ı saldırıdan sorumlu tuttu.<br />
<strong>3 Aralık 2001:</strong> Kudüs ve Hayfa’da gerçekleştirilen bombalı saldırılar ardından harekete geçen İsrail, Gazze’ye ve Batı Şeria’ya saldırdı. Batı Şeria’da bir çok eve füze isabet ederken, Gazze’deki hedef Arafat oldu.<strong>13 Aralık 2001:</strong> İsrail Güvenlik Kabinesi, Arafat’la tüm ilişkilerini kesme kararı aldı ve Arafat’ı saldırı dalgasının doğrudan sorumlusu olmakla suçladı. <strong>27 Mart 2002:</strong> Suudi Arabistan Veliaht Prensi Abdullah’ın Filistin-İsrail sorununun çözümüne yönelik olarak hazırladığı „Ortadoğu Barış Planı“, Beyrut’ta gerçekleştirilen Arap Birliği Zirvesi’nde onaylandı.<br />
<strong>29 Mart 2002:</strong> İsrail Başbakanı Ariel Şaron Batı Şeria’daki tüm Filistin kentlerine tanklarla girerek Koruyucu Duvar Operasyonu’nu başlattı. Arafat’ın Ramallah’taki karargahını kuşattı. İsrail askerleri karargahı tahrip ederek, elektrik, su ve telefon bağlantısını kestiler.<br />
<strong>19 Nisan 2002:</strong> BM Güvenlik Konseyi toplantısında Cenin’de İsrail tarafından yapılan katliamları araştırmak üzere bir komisyonunun kurulmasına karar verildi. Söz konusu katliamda bini aşkın kişi hayatını kaybetti.<br />
<strong>1 Mayıs 2002:</strong> BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın oluşturduğu Araştırma Komisyonu’nun üyeleri konusunda İsrail’in gösterdiği tepkiler nedeniyle Annan komisyonun dağıtıldığını açıkladı.<br />
<strong>2 Mayıs 2002:</strong> Arafat’ın karargahında yanında bulundurduğu, Zeevi’nin ölümünden sorumlu tutulan altı kişinin Eriha’daki hapishaneye gönderilmesi karşılığında Arafat’ın Ramallah’taki karargahı çevresinde bulunan kuşatma kaldırıldı ve Arafat’ın karargahtan çıkmasına izin verildi.<br />
<strong>30 Eylül 2002:</strong> Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyan yasa ABD Kongresi’nden geçti.<br />
<strong>5 Ekim 2002:</strong> ABD Kongresi’nin kararına karşılık Arafat, iki yıl önce Filistin Konseyi’nden geçen Doğu Kudüs’ü Filistin Devleti’nin başkenti olarak kabul eden yasayı imzaladı.<br />
<strong>17 Kasım 2002:</strong> İsrail Dışişleri Bakanı Benjamin Netenyahu Oslo Anlaşmaları’nın tamamen iptal edildiğini bildirdi.<br />
<strong>30 Kasım 2002:</strong> İsrail kuvvetleri BM Gıda Programı’nın Gazze’deki gıda deposunu yerle bir etti.<br />
<strong>28 Ocak 2003:</strong> İsrail’de yapılan erken genel seçimlerde Ariel Şaron başkanlığındaki Likud Partisi milletvekili sayısını ikiye katlayarak (38) seçimin galibi oldu. İşçi Partisi ise altı sandalyeyi kaybederek 19 milletvekilli çıkardı.<br />
<strong>19 Mart 2003:</strong> Arafat, Mahmud Abbas’ı başbakanlığa atadı.<br />
<strong>30 Nisan 2003: </strong>ğu Yol Haritası ilan edildi.<br />
<strong>25 Mayıs 2003:</strong> İsrail hükümeti Yol Haritası’nı 14 çekince ile 7’ye karşı 12 oyla onayladı.<br />
<strong>3-5 Haziran 2003: </strong>ısır’ın Şarm el-Şeyh kasabası ve Ürdün’ün Akabe kentinde Yol Haritası’nın hayata geçirilmesine ilişkin ABD Başkanı Bush’un öncülüğünde iki zirve gerçekleştirildi.<br />
<strong>9 Haziran 2003:</strong> Akabe Zirvesi’nin sonuçlarını reddeden Filistinli direniş örgütleri ilk kez ortak silahlı eylem gerçekleştirerek dört İsrail askerini öldürdüler.<br />
<strong>10 Haziran 2003:</strong> Hamas liderlerinden Dr. Abdülaziz el-Rantisi’ye yönelik füzeli saldırıda 1’si bebek dört kişi öldü. El-Rantisi yara almadan kurtuldu.<br />
<strong>11 Haziran 2003: </strong>Kudüs’ün merkezinde düzenlenen intihar saldırısında 17 kişi öldü, 65 kişi yaralandı.<br />
<strong>29 Haziran 2003:</strong> Başta Hamas, İslami Cihad ve el-Aksa Şehitleri Tugayı olmak üzere direniş örgütleri üç aylık şartlı ateşkes ilan ettiler.<br />
<strong>15 Temmuz 2003: </strong>İsrail Parlamentosu 8’e karşı 26 oyla Doğu Kudüs, Batı Şeria ve Gazze’nin ne tarihi açıdan ne uluslararası hukuk ne de İsrail devletinin daha önce imzaladığı anlaşmalar açısından „işgal edilmemiş“ topraklar olduğu yönünde bir karar çıkardı.<br />
<strong>31 Temmuz 2003:</strong> İsrail, Batı Şeria ve Kudüs çevresine inşa edilen „güvenlik duvarı“nın ilk etap inşasını tamamladı.<br />
<strong>19 Ağustos 2003:</strong> Filistinli direniş örgütlerinin ilan ettikleri şartlı ateşkes İsrail’in saldırılarına devam etmesi sonucu bozuldu.<br />
<strong>20 Ağustos 2003:</strong> Hamas ve İslami Cihad’ın Kudüs’te ortaklaşa düzenledikleri saldırıda 20 İsrailli öldü, 120 kişi de yaralandı. İsrail saldırının ardından Filistin yönetimiyle ilişkilerini dondurdu.<br />
<strong>21 Ağustos 2003:</strong> İsrail’in Gazze’ye düzenlediği füze saldırısında Hamas liderlerinden Ebu Şenneb iki korumasıyla birlikte hayatını kaybetti.<br />
<strong>6 Eylül 2003:</strong> Filistin Başbakanı Mahmud Abbas görevinden istifa etti. Aynı gün İsrail’in, Hamas’ın kurucusu ve manevi lideri Şeyh Ahmed Yasin’e yönelik düzenlediği saldırıdan, Ahmed Yasin yardımcısı ile birlikte hafif yaralı olarak kurtuldu.<br />
<strong>11 Eylül 2003:</strong> İsrail Güvenlik Kabinesi Filistin lideri Arafat’ı sürgüne gönderme yönünde ilke kararı aldı. Ayrıca 15 AB üyesi, Hamas’ı AB’nin terör listesine alma konusunda uzlaşmaya vardı.<br />
<strong>25 Eylül 2003:</strong> 20. yüzyılın önemli düşünürlerinden Filistin asıllı Edward Said hayatını kaybetti.<br />
<strong>4 Ekim 2003:</strong> Hayfa’da düzenlenen intihar saldırısında 20 İsrailli ölürken 55’i de yaralandı.<br />
<strong>5 Ekim 2003:</strong> İsrail, Hayfa’da düzenlenen saldırıya misilleme olarak, 30 yıl sonra ilk kez Suriye topraklarını bombaladı.<br />
<strong>15 Ekim 2003: </strong>’de içlerinde CIA mensuplarının da bulunduğu dört araçlık konvoya düzenlenen saldırıda üçü CIA mensubu dört kişi öldü, bir kişi de yaralandı.<br />
<strong>9 Kasım 2003:</strong> Berlin’deki „Utanç Duvarı’nın yıkılışının yıldönümü olan 9 Kasım, İsrail’in Filistin’de inşa ettiği „Irkçı Ayrım Duvarı“na uluslararası tepki günü olarak ilan edildi.<br />
<strong>19 Kasım 2003:</strong> BM Güvenlik Konseyi’nden oybirliği ile geçen 1515 sayılı kararla Yol Haritası taraflar açısından bağlayıcı hale geldi.<br />
<strong>1 Aralık 2003:</strong> Cenevre İnisiyatifi’nin Yol Haritası’na alternatif olarak hazırladığı deklarasyon resmen ilan edildi.<br />
<strong>20 Aralık 2003:</strong> 8 Aralık’ta BM Genel Kurulu’da alınan karara uygun olarak Lahey Adalet Divanı, İsrail’in Batı Şeria çevresine inşa ettiği „güvenlik duvarı“nın meşruiyetini şubat ayında ele almaya karar verdi.<br />
<strong>14 Ocak 2004:</strong> Gazze’de ilk kez Hamas mensubu bir bayan tarafından düzenlenen saldırıda, dört İsrail askeri öldü. Saldırının ardından İsrail Hamas’ın kurucusu ve manevi lideri Şeyh Ahmet Yasin’i her an bir suikaste hedef olabileceği yönünde tehdit etti.<br />
<strong>11 Şubat 2004: </strong>’i<strong> </strong>çevreleyen tecrit duvarına ve 15 Filistinlinin ölümüyle sonuçlanan İsrail saldırısına karşı bir tepki olarak El-Aksa Şehitleri Tugayı’nın Kudüs’te düzenlediği saldırıda 7 İsrailli öldü, 60’ı da yaralandı.<br />
<strong>23 Şubat 2004: </strong>ı Adalet Divanı İsrail’in Batı Şeria’nın çevresine ördüğü tecrit duvarına ilişkin duruşmalara başladı.<br />
<strong>22 Mart 2004 </strong>Filistin’in manevi önderi Şeyh Ahmet Yasin sabah namazı çıkışında bizzat Şaron tarafından yönetilen bir askeri operasyon sonucu sekiz Filistinli ile birlikte hunharca katledildi. Yasin katliamı sonrası İsrail terörünün sınırlarının artık kalmadığı anlaşılırken BM’nin katliamı kınamasının önünde yine ABD vetosu yer aldı.<br />
<strong>17 Nisan 2004 </strong>Şeyh Ahmet Yasin’in şehadeti sonrası Hamas liderliğine getirilen Abdülaziz el-Rantisi Ahmet Yasin’e karşı düzenlenen suikasta benzer bir yöntemle şehit edildi.<strong><br />
</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://filistinicin.neyapabilirim.net/filistin-hakkinda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Boykot Bilincine Sahip Olmak</title>
		<link>http://filistinicin.neyapabilirim.net/boykot-bilincine-sahip-olmak/</link>
		<comments>http://filistinicin.neyapabilirim.net/boykot-bilincine-sahip-olmak/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jan 2009 18:28:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[boykot]]></category>
		<category><![CDATA[emperyalizm]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[intifada]]></category>
		<category><![CDATA[makale]]></category>
		<category><![CDATA[modernizm]]></category>
		<category><![CDATA[tüketim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://filistinicin.neyapabilirim.net/?p=58</guid>
		<description><![CDATA[1800’lüyılların İngiltere’sinde yaşamış İrlanda kökenli toprak sahibi Charles C. Boycott, dönemin “toprak reformu��? yanlılarına ısrarla karşı çıkmıştı. Fakat bu inat O’na pahalıya mal oldu. Toprak reformunu destekleyenler ve Charles’ın İrlanda’daki topraklarında yaşayanlar O’nunla ilişkilerini tümüyle kesip bir sivil itaatsizlik örneği gösterdiler. Sonuçta Boycott İrlanda’dan ayrılmak zorunda kaldığı gibi dünya direniş kültürüne “boykot��? kelimesini kazandırdı.
Boykot, bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1800’lüyılların İngiltere’sinde yaşamış İrlanda kökenli toprak sahibi Charles C. Boycott, dönemin “toprak reformu��? yanlılarına ısrarla karşı çıkmıştı. Fakat bu inat O’na pahalıya mal oldu. Toprak reformunu destekleyenler ve Charles’ın İrlanda’daki topraklarında yaşayanlar O’nunla ilişkilerini tümüyle kesip bir sivil itaatsizlik örneği gösterdiler. Sonuçta Boycott İrlanda’dan ayrılmak zorunda kaldığı gibi dünya direniş kültürüne “boykot��? kelimesini kazandırdı.<span id="more-58"></span></p>
<p>Boykot, bir kavram olarak kişi, grup veya bir ülkeyle hizmet &amp; görev veya ürün alışverişini bütünüyle dondurmak anlamlarını karşılamaktadır. Türkiye’de de Filistin mücadelesi çerçevesinde İsrail ürünlerini almama eylemi ile yaygınlaşan boykot, sivil eylemlerin en önemlilerinden biridir.</p>
<p>Geçmişten bugüne boykotun farklı örneklerini görmek mümkün. Ancak içinde yaşadığımız dönemde boykotun çok daha büyük bir önem kazandığı da artık ortadadır. Ekonominin egemenlerin her türlü hayati aktivitesine kaynaklık ettiği düşünülecek olursa, onların sunduklarını satın almamak kadar etkili bir tepki olamaz.</p>
<p>Boykotun bugün için taşıdığı bir diğer anlam ise, arsız tüketim kültürünün yarattığı çevresel ifsada karşı atılabilecek en somut adımları ifade etmesidir. Gerçekten de içinde yaşadığımız dünya artık bizim tüketim alışkanlıklarımızı kaldıracak durumda değil. Ancak buna rağmen “Müslümanlarda dahil��? hemen her kesimden insan “parasını ver ve kirlet��? hoyratlığı ile yaşamını sürdürmeye devam etmektedir. Daha önce ihtiyaç olarak algılamadığımız, hayatımız için gereklilik olarak görmediğimiz pek çok ürün artık hayatımızın bir parçası haline gelmiş durumda.</p>
<p>Çevresel ifsad ama özellikle de küresel ısınmanın yarattığı tehdit düne kadar uzak ülkelerde, başka kıtalardayken artık iklim değişikliğini daha yoğun ve açık bir biçimde hissediyor oluşumuz durumun vahametini gözler önüne seriyor.. Doğanın gün be gün tükenişine tanıklık ettiğimiz son 10 yıl aynı zamanda bize yukarıda anlatmaya çalıştığımız “tüketim toplumunun��? aslında kendisini de nasıl kemirdiğini gösteriyor. Bindiği dalı kesmeye son hızla devam eden tüketen insan, (sözde) yaşam kalitesini yükseltip, yeni araba aldıkça, evine klima taktırdıkça, yani tüketim çılgınlığına kendisini daha çok kaptırdıkça bu felakete ortak olmaya devam etmektedir.</p>
<p>Ancak ilginçtir yaşamımızın ve alışkanlıklarımızın bir sonucu olan bu durum biz Müslümanların gündemine pek çok önemli problem var olduğu gerekçesiyle girememektedir. Henüz önemini idrak edemediğimiz, bu nedenle sürekli ötelediğimiz çevresel ifsad problemi aslında tüketim toplumunun bizi nasıl kuşattığını da gözler önüne seriyor. Oysaki çevresel ifsadı gündemimizin bir parçası olarak görmek (tamamen ona odaklanmak değil!) aynı zamanda nasıl yaşadığımızı, hayatımıza kapitalizmin ne kadar sirayet ettiğini de analiz edebilmek adına çok önemli bir fırsat.</p>
<p>İşte bu çerçevede düşündüğümüzde sorunun tesbitinden sonra ona karşı bir çözüm geliştirebilmek için attığımız ilk adımda karşımızda boykot seçeneği belirmektedir. Çünkü boykot tüketim çılgınlığına karşı bireysel insiyatifimizi ortaya koymanın en etkin ve en somut biçimidir.</p>
<p>Ancak boykotun tüketim toplumunda nasıl bir çıkış yolu olacağına geçmeden önce onu doğru anlama adına bugünün insanının boykotla ilgili tanımlarını ve ona yüklediği anlamları gözden geçirmek gerekmektedir.</p>
<p>Boykot, daha önce sözünü ettiğimiz gibi Türkiye’de yeni bir kavram olmasına karşın, giderek güçlenmekte ve artık pek çok toplumsal hareketlenmede ortak çaba olarak öne çıkmaktadır. Gerçekten de savaşlardan, milli hassasiyetlere kadar, toplumsal çapta bir direniş söz konusu olduğunda sivil insiyatif kendisini boykotla ifade etmeye başlamıştır. Ancak bu gelişmeye karşın boykota yüklediğimiz anlamların kısmi sorunlar içerdiğini de göz ardı etmemek gerekir. Boykot ya geleneksel yenilgi psikolojisi ile yaşayanlarca “anlamsız ve etkisiz��? bir davranış olarak görülmüş ya da (bununla bağlantılı olarak) boykot edilen fikriyatın hemen her ürüne sirayet ettiği bu nedenle sadece bir-iki çeşit ürün almamanın bir anlamı olmayacağı belirtilmiştir. Her iki tavır da boykotun en genel hedefi çerçevesinde hatalıdır. Ancak kısmi haklılıklar içermediğini söylemek de yanlış olacaktır. Girdiği markette Coca-Cola yerine Pepsi satın alıp o gün dünya için iyi bir şey yaptığını düşünen birey, aslında boykotu büyük ölçüde etkisizleştirmekte, üstelik boykotu bir başka rantı besleyecek hale sokmaktadır.</p>
<p><img class="alignleft" src="http://www.imgelem.net/resim/tuketim3-1.jpg" alt="" /></p>
<p>Peki Boykotu Nasıl Anlamamız Gerekmektedir?<br />
Bu soruya verilecek en kısa cevap boykotun önce bir reddetme eylemi olduğunu bilmektir. Gerçekten de boykot, bize dayatılan, ideal gibi gösterilen tüketim alışkanlıklarına karşı “almıyorum!��? deme hakkını kullanmak demektir. Bu davranışın küresel egemenliklerin hayat damarlarına büyük darbe vurabileceği gerçeği bir kenara, en önce bireyi tüketim kültürünün olabildiğince dışına çıkaracağı önemli bir gerçektir. Reddetmek, tüketim çılgınlığına karşı başka direniş adımlarını kolaylaştıracak, bize fotoğrafın tamamını görme imkanı sunacak, en önemlisi de inançlarımızla yaşantımız arasındaki tenakuzu ortadan kaldırmaya yardım edecek çok önemli bir adımdır.</p>
<p>Ancak tek başına, daha doğrusu bilinçsizce bir reddedişin de uzun vadede somut bir getirisi ne yazık ki olmayacaktır. Coca-Cola içmeyi belki bırakacak ama başka colaları içmeyi sürdüreceğimiz için küresel sermayelerin hala müşterisi olmaya devam edeceğiz. Bu nedenle boykot artık bir ürünü, bir markayı almama eyleminin ötesinde bir hayat tarzını reddetme niteliğine dönüşmesi gerekir. Artık coca-cola içmiyorum değil, “cola içmiyorum��? diyerek tüketim çılgınlığıyla bağımızı olabildiğince koparmamız gerekmektedir.</p>
<p>Boykot ile ilgili unutulmaması gereken bir diğer nokta da bunun tüketim çılgınlığına karşı bütünüyle yeterli bir adım olmadığıdır. Gerçekten de boykot hem bireysel çerçevede hem de toplumsal anlamda çok önemli bir adım olmasına karşın, onu pekiştirecek, bütünleyecek başka adımlarla desteklenmediğinde etkisini yitirmeye başlayacaktır.</p>
<p>İşte bu çerçevede boykota bir kimlik kazandırmak, bunun bir hayat tarzına yönelik olduğunu dile getirmek büyük önem taşımaktadır. Çünkü boykotu böylesi bir direnişin parçası olarak yorumladığımızda, onunla birlikte daha başka adımlarda atmak, popüler kültüre karşı bir alternatif ortaya koymak çok daha kolay olacaktır.</p>
<p>Ancak boykotu küresel sermayenin açgözlülüğüne karşı, insanı “homo economicus��? olmaktan özgürleştiren araçlardan biri haline getirebilmek için arsız kapitalizmi iyi tanımak, deyim yerindeyse “deşifre��? etmek gerekmektedir.</p>
<p><img class="alignleft" src="http://www.imgelem.net/resim/tuketim3-2.jpg" alt="" /></p>
<p>Doğru Boykot Bilinci İçin Arsız Kapitalizmi Deşifre Etmek<br />
Kapitalizmin serbest piyasa sistemiyle kendi içinde sürekli yenilenen, güçlenen bir yapıya sahip olduğu söylenilebilir. Gerçekte bu dinamizm kapitalist dünya için yaşamanın tek yoludur. Dinamizm kaybolduğunda, insanlar tercihlerini daha az seçeneğin üzerinden yapmaya başladıklarında kapitalist dünyanın da sonu gelmiş demektir. İşte bu nedenle kapitalist dünya serbest piyasa ekonomisi ile bu dinamizmi olabildiğince diri tutmanın derdindedir.</p>
<p>Her gün binlerce yeni ürün rafları doldururken, yüzlerce yeni reklama hayatımızın her alanında –hatta tuvaletlerde bile- maruz kalırken, kapitalist dünya kendisini bir alanda sürekli geliştiriyor! Bu alan, sermaye ve üretimleri ile birey / hedef kitle arasındaki irtibatı sağlayan iletişim araçları ve yöntemleridir.</p>
<p>Gerçekten de kapitalist dünyanın gelişim süreci aynı zamanda iletişim alanındaki inanılmaz ivmeyle doğrudan bağlantılı. Rekabet ortamı kızıştıkça, üreticiler zihinlerde daha çok yer edinmek için insan doğasını daha fazla sorguluyor, iletişimin en etkili yolunu bulmak için daha çok çaba sarfediyorlar. İzlediğimiz 10-20 saniyelik reklamlar, bir iki dakikamızı ayırdığımız gazete ilanlarının arkasında da aslında böylesine önemli bir birikim, iletişim alanında uzun soluklu çaba ve çalışmalar yatıyor.</p>
<p>Dolayısıyla bugünün dünyasında gelişim sürdükçe, tüketim çılgınlığı devam ettikçe bununla paralel olarak iletişimde yepyeni gelişmelerin yaşanması da kaçınılmaz olacaktır. Bu da kapitalizmin değer tüketen, kimliksizleştiren ve insanı sadece “talepkâr��? hale getiren saldırılarını daha da sinsileştirecek, tespit edilmesini / fark edilmesini zorlaştıracaktır.</p>
<p>İşte bu nedenle kapitalizmi, kullandığı iletişim argümanlarını deşifre etmek alışverişe olan dizginleyemediğimiz arzuyu yatıştırıp, “gerektiğinden fazla��? tüketmemek için hayati düzeyde önemlidir.</p>
<p><strong>TüketimDünyasının Oluşum Süreci</strong><br />
Tüketim dünyasını oluşturan nedir? Bu sorunun ilk akla gelen cevabı muhtemelen büyük sermayeler, yani parasal kaynaklar olacaktır. Ancak tüketim kültürü sadece büyük güç odaklarının devası maddi kaynaklarıyla oluşturulmadı. O, kendisini insanlara sunarken, modern bireyin zihninde tutunurken, elindeki kaynağı doğru kullanmasını sağlayacak bir strateji geliştirdi. Çünkü strateji –özellikle bugün için- rekabetçi çizgiyi belirlediği gibi, üretim planlamasıyla da doğru iletişim yolları ile arasında köprüler kurmaktadır. Örnek vermek gerekirse fabrikada üretilen ayakkabı tek başına çok ciddi bir talep yaratamaz. Ancak aynı ayakkabı ünlü bir basketbolcu ile lansmanını gerçekleştirirse yani iletişimi kullanarak hedef kitlenin zihninde bir imajla bütünleşirse ilgi çekebilir. İşte üreticinin ürününü pazara indirmek için kullandığı, bütün pazarlama yöntemlerini oluşturduğu strateji ile belirler.</p>
<p>Dolayısıyla bugünün dünyasında üretilen her ürününün aslında en başından kurgulanmış, bir imgeyle irtibatlandırılmış “üretim + pazarlama serüveni��? vardır. İşte bu çerçevede kapitalizmin cazibesine kapılmamanın en öncelikli adımlarından biri pazardaki x marka ayakkabı ile Nike arasındaki cazibe farkını büyük ölçüde ve çoğunlukla bu strateji ile üretildiğini bilmek gelir.</p>
<p><a id="more-46"></a></p>
<p><strong>Tercihin Tiranlığında Sinsice Sırıtan Reklam</strong><br />
Yazının ilk cümlelerinde tercihin önemine dikkati çekmeye çalışmıştık. Gerçekten de günümüz dünyasında, üretim çoğaldıkça yani seçenekler arttıkça tercihler daha çok önem kazanır olmuştur. Pazarlamacılar bu durumu “tercihin tiranlığı��? olarak nitelemektedir. Çünkü nihayetinde satın alan kişi bu sistemin içerisinde olsa bile tercih özgürlüğüne sahiptir.</p>
<p><img class="alignleft" src="http://www.imgelem.net/resim/tuketim4-1.jpg" alt="" /></p>
<p>Peki birey, tüm bu özgürlüklerle birlikte yinede büyük markaların, dev sermayelerin “talep edicisi��? haline nasıl getirilir? Muadili %30 daha düşük fiyata satılıyorken, hedef kitle nasıl marka için %30 daha fazla vermeyi kabul edebilir? İşte bu soruların yaşadığımız yüzyıldaki karşılığı reklam sektörüdür. Kapitalizmin doğurduğu (ya da geliştirdiği) reklamcılık tıpkı sermaye sahipleri gibi ilkelerden ve değerlerden uzaktır. Ancak reklamcılık sektörü de son 30 yılda teknoloji ile birlikte hızlı bir kabuk değiştirme evresine girmiştir. Reklamcılık bu yüzyılın başlarında (Türkiye’nin ilk reklamcılarından İhap Hulusi gibi) ürün ve ürünün niteliklerine odaklı bir algıyla yükselirken (çünkü seçenek azdı ve ürünün kendisi bir cazibeydi), çeşitlilik arttıkça artık özelliklerden ziyade “duyumsattıkları��? üzerine bir pazarlama algısı belirginleşmeye başlamıştır. “Kullanıcı deneyimi��? olarak adlandırılan bu durum sanal bir pazarlama argümanı haline getirilmiştir. Artık reklamcılar “x cep telefonu şu yeni özelliği size sunuyor��? demek yerine (çoğunlukla) “x telefonla fark yaratın!��? gibi sloganlarla tüketimi tetikleyecek arzulara hitap etmeye ve ürünü popüler kültürün bir tarzı olarak sunmaya çalışmaktadırlar. Kuşkusuz bu durum klasik reklamcılık algılayışına göre satın almayı daha çok tetiklemektedir. Eskiden birey için üründeki özellikler tercihteki en belirgin faktörken, bugün o ürünün kendisine katacağı imajı da düşünmeye başlamıştır. Oysa  yaratılan bu imaj tümüyle sanal, realitede ürünle neredeyse hiç ilişkisi bulunmayan sinsi bir pazarlama tekniğinden başka bir şey değildir.</p>
<p><strong>Mantığa Değil, Duygulara Seslenmek!</strong><br />
Kapitalist pazarlamanın belki de en önemli ilkesi budur: “Duygulara Seslenmek��?. Sadece mantığa dayanan bir pazarlama stratejisi onun gibi binlercesinin bulunduğu bir alanda kaybolup gidecektir. Oysa zihinlerde kendisini bir duyguyla irtibatlı hale getirmiş bir mesaj –örneğin şıklığın simgesi olmak gibi- diğerlerine göre daha uzun hatırlanacak, daha canlı bir alışveriş heyecanı yaratacaktır.</p>
<p>Dikkat edilirse kitle iletişim araçlarıyla hergün maruz kaldığımız reklamlar aslında hiçbir duyguyu en temelde karşılayamasalarda sanki “sevginin, aşkın, güvenin, cesaretin, özgüvenin��? bir sembolüymüş gibi bizlere kendilerini anlatırlar.</p>
<p>Dolayısıyla bugünün bireyi için “bilinçli tüketim��?in bir diğer adımı duygulara seslenen reklamlara aldırmayıp, ihtiyaçlarımızı karşılayıp karşılamadığına odaklanmak olmalıdır.</p>
<p><strong>Pazarlamada Sosyal Kanıt: “Herkesin Aldığını Sende Al!��? ve “Bando Arabası��? Taktiği</strong><br />
Robert Caldino sosyal kanıt ilkesini “doğru davranışı oluşturan şeyin ne olduğuna karar vermemizi sağlar��? diyerek açıklamaktadır. Sosyal kanıt bu işleviyle sadece modern pazarlama sektörünün değil, aynı zamanda onun beslendiği ve beslediği popüler kültüründe sıkça kullandığı bir argümandır. “Herkes yapıyorsa, ben niye yapmayayım?��? ya da “herkes aldığına göre çok da kötü olmasa gerek��? gibi yargılarla hayatımıza yansıyan bu pazarlamacılık biçimi çoğu kez bizi yaşadığımız toplumla yanıltmaya çalışır. Heryerde gördüğümüz, aşina olduğumuz markalar, bir de sıkça talep edilir hale geldiyse onlara karşı koymak epey zorlaşır. Ancak “sosyal kanıt��?ı sadece aşinalıkla da sınırlandırmamak gerekir. Sosyal kanıt bazı zamanlarda taklit etme duygusuyla ortaya çıkar. Özenilen kişilerin bir ürünü kullanması, sizin de o ürünü kullanmanız için yeterli olabiliyorsa, sosyal kanıt size de bir ürün pazarlamış demektir.</p>
<p>Sosyal kanıt ilkesiyle birlikte işleyen bir diğer “sinsi��? pazarlama taktiği ise “bando arabası��? etkisidir. “Bando arabası taktiği��? ismini geçit törenlerindeki gösterişli arabalardan, geçişlerden alır. Kendinden emin olmayan zihinlerin kolayca kapıldığı bu yöntem, aslında çok sıradan gibi görünen sloganları yüksek sesle sürekli bize iletir: “En çok ben satıyorum!��?, “En köklü olan benim!��?, “Senin damak zevkini en iyi ben bilirim, çünkü ben yerliyim!��?, “En hızlı biz büyüyoruz��? gibi anlık etki yaratan sloganlarla ürün popülerleştirilir, böylece nitelik, gereklilik gibi pek çok kriterin atlanması sağlanır. “Bando arabası��?nı daha iyi anlayabilmek için Cola Turka örneğine göz azatabiliriz. Cola Turka çıktığı dönem için toplumda yükselişte olan milliyetçiliği ve “içten içe de olsa��? Amerikan karşıtlığını fark ederek milliyetçiliğe, Amerika üzerinden göndermeler yaparak bir “bando arabası��? etkisi uyandırmıştır. “Hey Türk kendine gel!��? diye haykırırcasına milli duyguları okşayan ürün kısa sürede sahiplenilmiş, anlık da olsa bir anda popülerliğe kavuşmuştur.</p>
<p>Sonuç olarak hem sosyal kanıt hem de onunla irtibatlı diğer pazarlama taktiklerinin asıl amacı, satın alanı ürünün niteliklerinden ambalajına, gerekliliğinden imajına yöneltmektir.</p>
<p><strong>Her Gerçeğe Değil, Seçilmiş Gerçeklere Dikkat!</strong><br />
“Büyük güç odakları / medya patronları sürekli yalan söyler!��? tezi aslında çok da doğru değildir. Çünkü pazarlamanın en önemli görevi “güven��? sağlamaktır. “Güvenilirlik��? iletişimin kilit noktasıdır. “Anlaşılabilir��?, “yeterli��?, “yerinde��? bir reklam ancak “güven hissi��?ni yaratabiliyorsa ürününü sattırabilir. Para veren, ürünü kullanmak için türlü riskleri göze alan kullanıcı üründe güven hissi verecek bir hava sezmiyorsa en mükemmel kurgu bile büyük ihtimalle çöpe gidecektir.</p>
<p>Peki büyük medya patronları (çoğu kez) yalan söylemiyorsa bizi nasıl kandırmayı başarıyorlar? Bu soruya cevap vermeden önce “yalan��?a yüklediğimiz anlamı tekrar gözden geçirmemiz gerekmektedir. Yalanın sözlüklerdeki tanımı genellikle “gerçeğe aykırı olmak��? , “asılsız ve uydurma��? anlamlarıyla karşılık bulmaktadır. Ancak yalan veya kandırılmak sadece gerçeğe aykırı asılsız bilgilerle yapılmaz. Yalan, aynı zamanda saptırılmış gerçeklerle de söylenir. Büyük patronlarda işte aslında yalan kategorisinde değerlendirmediğimiz ama sonuçta bizi kandırmayı başaran üstelik daha samimi de görünen bu saptırma stratejisini kullanırlar. Küçük doğrular dikkatli bir dizilimle bir araya getirildiğinde ortaya çıkan sonuç hiç yalan söylenmemesine rağmen saptırıcı bir niteliğe büründürülür. Modern dünyada medyanın sıklıkla kullandığı bu yöntem ile savaşlara gerekçeler bulunurken ya da bir ürün satışa çıkarılırken rahatça uygulanır.</p>
<p>“Seçilmiş gerçekler��? in bir diğer önemli avantajıysa onu yalan söylemekle suçlayanları mantıksızlığa sürüklemesidir. Evet, gerçekten de X ürünü konforlu, hızlı ve ergonomiktir. Ancak problem bu gerçeklerin teker teker doğru ya da yanlış olup olmadığı değil, bütün olarak neyi ifade ettiğidir.</p>
<p>Bir başka önemli örnekse özellikle son dönemde ortaya çıkan “çevreci��? ürünlerdir. Garanti Bankası ürettiği çevreci kartla gerçekten de tüketicinin harcamalarından bir kısmını küresel ısınma için harcamaktadır. Dolayısıyla bu yönüyle gayet masumane görünen bu tavır, aslında tüketimi teşvikten başka bir anlam taşımamaktadır. İnsanları “çevreyi korumak için tüketmeliyim��? yanılgısına sürüklüyen bu ve benzeri ürünler aslında “seçilmiş gerçekler��?in saptırıcılığına çok açık bir örnektir.</p>
<p>Televizyonlarda sıkça karşılaştığımız “seçilmiş gerçekler��?e karşı Müslümanlar çok daha dikkatli olmak durumundadırlar. Artık sadece kimin yanlış / hatalı konuştuğuna değil, hangi doğruyu hangi maksatla dile getirdiğini de göz önüne almak gerekmektedir.</p>
<p><strong>En İyi Reklam Müşterinin Yaptığıdır!</strong><br />
Daha önce değindiğimiz sosyal kanıtı oluşturan “müşteri reklamı��? aslında ürünlerin ve bununla paralel olarak popüler kültürün en güçlü yaygınlaşma aracıdır. Aldığımız bir telefon veya içtiğimiz kola sadece onu tavsiye etmemizle değil aynı zamanda toplumun içerisinde tüketmemizle de bir reklam malzemesidir.</p>
<p>Sosyal kanıtı doğuran “müşteri reklamları��? o ürünün sadece yaygınlaşmasını sağlamakla kalmaz, aynı zamanda bir güven hissi de yaratır. Ürünün kullanılabilirliğini, ergonomisini fark eden diğer tüketicilerin de böylelikle ürüne karşı önyargıları ortadan kalkar, talepkar hale gelirler.</p>
<p>Müşteri reklamıyla ilgili bir diğer önemli noktaysa, çoğunlukla kullanıcının ürünü işlevle (veya faydayla) eşdeğer olarak görmesidir. Hemen hepimizin duyduğu “sana yağı��? bunun için çok önemli bir örnektir. Sana yağı aslında bir marka ve margarin ürün grubundan olmasına karşın, müşteri reklamları sayesinde bir anda margarinle özdeşleşivermiştir. Artık insanlar yemeğe hangi yağı kattıkları sorulduğunda sana yağ cevabı vermekte, böylece ürünün bilinçsiz reklamını yapmaktadırlar. Örnekleri çoğaltabiliriz: “Bana bir selpak (kağıt mendil) alır mısın?��? gibi..</p>
<p>Üreticinin en önemli hayali olan ürünün sektörle özdeşleşmesine bir diğer güncel örnekse TGRT’nin yerini alan Fox Tv’nin reklam kampanyasıdır. Fox’ta benzer bir strateji çerçevesinde “eğlenceye foxlanın!��?, “kadın dünyasına foxlanın��? gibi markayı bir fayda veya işlevle bütünleştirmeye çalışmaktadır.</p>
<p>Müşteri reklamının ne tür sonuçlara yol açtığı sosyal kanıt çerçevesinde tekrar gözden geçirilebilir. Ancak bizim burada özellikle dikkatleri çekmeye çalıştığımız nokta boykot bilincindeki bir boşluktur. Bu boşluk en özet biçimiyle “boykot bir ürünü almamaktır��? yargısında başlar. “Boykot almamaktır��? yargısı en temelde doğru olsa da genellikle zihinlerdeki yankısı “ona para vermemek��?le eşdeğerdir. Evet, boykot bilincine sahip Müslüman, Coca-Cola’ya para vermemekte, Nokia’yı satın almamaktadır. Ama ikram edildiğinde Cola içmekte, hediye edildiğinde Nokia kullanmakta, “para vermediği��? gerekçesiyle bir mahzur da görmemektedir. Oysa ki reklam, yani ürünün yaygınlaşmasına destek olmak parayla ilgili değildir. Onu kullanmak, başkalarının sizi kullanırken görmeleri o ürünün yaygınlaşması için en etkili reklamı yaptığınız anlamına gelmektedir.</p>
<p><img class="alignleft" src="http://www.imgelem.net/resim/tuketim4-2.jpg" alt="" /></p>
<p>Boykot Önce Neyi Neden Tüketeceğini Bilmekle Başlar<br />
Buraya kadar modern pazarlama taktiklerinin aslında hiç ihtiyacımız olmadığı halde suni bir gereksinim duygusunu yaşatarak bizleri tüketimin içerisine nasıl çektiğini anlatmaya çalıştık. Sadece birkaç örnekle açıklamaya çalıştığımız tüketim kültürü kuşkusuz çok daha karmaşık, kompleks yöntemler kullanmayı da ihmal etmiyor. Ancak kapitalizmin oluşturduğu ve hepimize dayattığı tüketim kültüründen sıyrılmak için sadece onların yöntemlerini bilmek yeterli olmamakta. Bununla birlikte “doğru tüketim��? nasıl yapılır sorusunun cevabı kapsamında hayat tarzımızda kimi somut adımlar atmamız, tüketimi algılayış biçimimizi sorgulamamız gerekmektedir.</p>
<p><strong>Boykot Hiç Tüketmeyin Demek Değildir<br />
</strong>Boykotla ilgili çok dillendirilmese de anlaşılanlardan biri sanki bu söylemin insanı mutlak olarak tüketimin dışına itmek olduğu olmuştur. Boykotun gerekliliğini ne zaman dillendirsek, yenilgi psikolojisine bürünmüş kişilerden “ne yani hiç tüketmeyecek miyiz?��? ya da “bu x’i destekliyor diyorsun ama bütün ürünler bu adamların elinde��? gibi feveranlara tanık oluruz. Bu çarpık tepkinin oluşumunda karşı tarafın zihin bulanıklığı ile birlikte bizimde üslup hatalarımızın katkı sağladığı açıktır. Neredeyse tüm ürünleri kapsayan boykot listeleri, hergün değişen boykot taktikleri ve herhangi bir alternatif sunmayan uygulamalar nedeniyle, modern dünyanın erittiği birey çözümsüzlük girdabına sokulmuştur.</p>
<p>Halbuki boykot anlatılırken onun bir “hiç tüketmeme��? talebi olmadığı en önce belirtilmelidir. İnsan gerek ihtiyaçları çerçevesinde gerekse de ailesi ve arkadaşları için belirli oranlarda tüketmek, yaşamak için harcamak durumundadır. Ancak boykot “tüketimi bilinçli tercihlere��? dayandırmayı hedeflemektedir. Bir yaşam tarzını boykot ettiğimize göre, ona destek sağlamayan ürünleri almak; sözgelimi kola yerine meyve suyu içmek bilinçli bir tüketimdir ve boykot için önemli bir adımdır. Boykot daha önce dile getirdiğimiz “ne istediğini bilmeyen ve bu nedenle üreticinin ona danışmadığı��? bilinçsiz tüketici konumundan sıyrılıp tüketime bir ahlak ve bilinç yüklemek demektir.</p>
<p><img class="alignleft" src="http://www.imgelem.net/resim/tuketim4-3.jpg" alt="" /></p>
<p>Boykot Bir Yaşam Biçimine Yönelmedikçe Tüketime Teslim Olmak Zorundadır<br />
Boykotla ilgili sıkça dile getirilen eleştirilerden biri de onun kısa vadede etkili olmakla birlikte uzun vadede sönükleştiği, zamanla unutulduğu yönündedir. Gerçekten de “toplumsal bir hassasiyet��? söz konusu olmadığında büyük bir çoğunluk tarafından boykot ileri bir tarihte tekrar gündeme sokulmak için rafa kaldırılır. Aslında bu davranışın altında boykotu bütüncül bir duruşun parçası haline getir(e)memek vardır. Filistinli kardeşlerimize kurşun sıkmasına yardım ediyor diye Coca Cola almayan bir tüketici eğer gerçek bir direniş kimliğine sahip değilse, kapitalizmin yaşamına sızmasına engel olamayacaktır. Ya da bilinçli olmadığı için önünde çarşaf çarşaf açılan boykot listeleriyle çözümsüzlüğe sürüklenecek, boykota olan inancını kaybedecektir.</p>
<p>Bilinçsiz boykotun oluşturduğu bir diğer problem ise –güya- tüketim çılgınlığını engellemeye çalışırken bu çabaların bizzat kendisinin tüketimi desteklemesidir. Çevreci klimalar, çevreye destek verdiğini iddia eden kredi kartları gibi aslında çevre için duyarlı gibi görünen girişimler de aslında tüketimi bir başka açıdan sürdürmeyi hedeflemektedir. Çevre bilinci yaygınlaştıkça popüler kültür, tüketime karşı direnç gösteren bireyleri bu gidişatın bir parçası haline getirebilmek için onların argümanlarını tüketim araçları haline getirmeye, böylece “bilinçlice bir araya getirilmiş gerçekler��? üzerinden başka bir kandırmaca daha yapılmaktadır.</p>
<p>Peki boykotu bu tür kandırmacalara karşı dirençli hale getirip süreklilik kazandırmak için ne yapılmalıdır? Boykotun bir “tüketmeme��? eylemi olmadığı anlatıldıktan sonra atılması gereken ikinci önemli adım onun bir yaşam biçimine yönelik olduğu hatırlatmasıdır. Popüler kültürün tamamına karşı elimizden geldiğince bir tavır geliştiremiyorsak, hayatımızdaki her boşluğu yine bu arsızlık dolduracaktır. İşte bu çerçevede boykotu bir hayat tarzına karşı tavır olarak anlamak ve popüler kültürün türlü sinsiliklerinden korunmak için bilincimizi sürekli yenilemeli, davranışlarımızı sürekli gözden geçirmemiz gerekmektedir. Medyanın en çok cahilleri ardı sıra sürüklediğini göz önünde bulundurursak bilinçlenmenin önemi daha da netleşecektir. Çünkü tüketimine bir anlam, ahlak ve sorumluluk bilinci yükleyen birey, kendisine sunulanı dikkatlice inceleyecek ve kandırmacalara da boyun eğmeyecektir.</p>
<p><strong>Sonuç Yerine</strong><br />
Buraya kadar ifade etmeye çalıştıklarımız aslında boykotun tek başına, çeşitli hislenmelerle ortaya çıktığında kendisini çok iyi programlamış tüketim kültürü karşısında nasıl çözülebileceğini ve diğer taraftan popüler kültürü doğru anladığımızda onun nasıl sanallıklar üzerine kurulu olduğunu göstermeyi hedeflemekteydi.</p>
<p><img src="http://www.imgelem.net/resim/tuketim4-4.jpg" alt="" /></p>
<p>Gerçektende tüketim toplumu gerek bugün insanlığın ahlaki değerlerinde, gerekse de küresel çapta her türden ifsadı yaygınlaştırırken insanlara somut hiçbir çözüm ve kalıcı hiçbir mutluluğu vaat edememektedir. Tüketim toplumu “bugünü yaşa!��? felsefesine inanır. “An��?dan zevk almaya odaklanmış bir yapılanmada ne kendi üretimlerinin / tüketimlerinin yarattığı problemleri ne de o problemlere karşı duracak bir çözüm önerileri geliştirebilecektir.</p>
<p>Dolayısıyla aslında güçlü / organize ve disiplinli gibi görünen popüler kültür korkunç bir irade zayıflığı içinde çözülerek sona doğru yaklaşmaktadır. Ancak bu süreçte kendisi çözülürken, ondan medet uman, ona kapılan, kendisinden umut ve refah bekleyenleri de tüketmektedir.</p>
<p>İşte boykot, Müslümanları böylesi bir çözülüşten kurtaracak en önemli araçlardan birisidir. Tek başına yeterli olmamakla birlikte bir mücadelenin parçası olarak düşünüldüğünde tüketim alışkanlıklarımızı ıslah etmemizde bize yardımcı olacak, ifsadın bir parçası olmamızı engelleyecektir.</p>
<p><strong>Murat KURTULDU</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://filistinicin.neyapabilirim.net/boykot-bilincine-sahip-olmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gazze&#8217;de Dört Gün</title>
		<link>http://filistinicin.neyapabilirim.net/gazzede-dort-gun/</link>
		<comments>http://filistinicin.neyapabilirim.net/gazzede-dort-gun/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Jan 2009 20:12:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Filistin Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[alıntı]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[gazze]]></category>
		<category><![CDATA[intifada]]></category>
		<category><![CDATA[katliam]]></category>
		<category><![CDATA[röportaj]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://filistinicin.neyapabilirim.net/?p=35</guid>
		<description><![CDATA[İsrail’in gazabı kâr etmez bu kentte… Burası adı özgürlük olan çocukların yaşadıkları Gazze’dir. Gazabın, azabın, ablukanın cesarete ve sabra yenildiği bir yerdir burası&#8230; Burası ağzı süt kokan çocukların şehadeti tattığı bir ana ocağıdır. Selahaddin’in dört nala özgürlüğe at koşturduğu bu kentte özgürlük şarkıları hiçbir zaman dinmedi; onu çevreleyen çelik duvarlarda aczin sesi değil, zafer şarkıları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İsrail’in gazabı kâr etmez bu kentte… Burası adı özgürlük olan çocukların yaşadıkları Gazze’dir. Gazabın, azabın, ablukanın cesarete ve sabra yenildiği bir yerdir burası&#8230; Burası ağzı süt kokan çocukların şehadeti tattığı bir ana ocağıdır. Selahaddin’in dört nala özgürlüğe at koşturduğu bu kentte özgürlük şarkıları hiçbir zaman dinmedi; onu çevreleyen çelik duvarlarda aczin sesi değil, zafer şarkıları yankılandı asırlar boyu… İsrail’in iki yıldır uyguladığı o insanlık dışı abluka mı yenik düşürecekti bu cesur anaların kentini?<span id="more-35"></span></p>
<p class="MsoNormal c1">Hiç ölmeyecekmiş gibi hayata, her an ölecekmiş gibi ölüme sevdalı mazlumlar geçtiğimiz haftalarda kendilerini çevreleyen çelik duvarları yıkıp, İsrail’in ablukasını bertaraf etti.</p>
<p class="MsoNormal c1"><img src="http://www.timeturk.com/images_1/news/1560.jpg" alt="" width="373" height="169" /></p>
<p class="MsoNormal c1">Telaş ve panik içindeki on binlerce insan akın akın bir yerlere doğru koşuşturuyordu. Refah şehrinin Mısır tarafındaki bölümüne ve el-Ariş kasabasına geçen ve gittikleri yerde buldukları her şeyi satın alan, heybelerini umut ve ekmekle doldurup özgürlüğe doğru adım atan bu mahşeri kalabalığı görünce söz uçup gitti.</p>
<p class="MsoNormal c1"><img src="http://www.timeturk.com/images_1/news/1563.jpg" alt="" width="350" height="237" /></p>
<p class="MsoNormal c1">İnsani Yardım Vakfı İHH’dan bir grup arkadaş ile gittiğimiz Gazze sınır kapısında şahid olduğum bu görüntü, bu halkın nasıl bir vahşete maruz kaldıklarını ayan beyan ortaya koyuyordu.</p>
<p class="MsoNormal c1">Filistin’in kuşatma altındaki bölgesi Gazze ile Mısır arasındaki çelik duvarın yıkıldığı günün ertesinde onbinlerce insanın dalgalar gibi aktığı duvarın üzerinden bizler de atlayıp geçtik. Filistinliler çelik duvarın üçte ikisini yıkmışlardı. Duvarın yıkılması onlara büyük bir nefes aldırmıştı. Özgürlük denen şey işte bu insanların o an yüreklerinde hissettikleri şey olsa gerekti.</p>
<p class="MsoNormal c1"><img src="http://www.timeturk.com/images_1/news/1567.jpg" alt="" width="350" height="263" /><br />
Akdeniz kıyısındaki güzel Gazze&#8217;den genel bir görünüş&#8230;</p>
<p class="MsoNormal c1">10 km genişliğindeki ve 45 km uzunluğundaki Gazze, 1,5 milyon kişilik nüfusuyla dünyanın en yoğun bölgelerinden biri olarak biliniyor. İsrail, ABD ve AB’nin Nisan 2006’dan beri ortaklaşa uyguladığı ambargo BM insan hakları uzmanı John Dugard’ın tabiriyle tamamen bir kolektif cezalandırma yöntemiydi. Karadan, havadan ve denizden abluka altına alınan Gazze bir açık cezaevine dönüştürülmüş, batı dünyası burada yaşanan drama karşı sessiz kalmış, o çok bilindik üç maymun tavrını sergilemekten bir an olsun geri durmamıştı.</p>
<p class="MsoNormal c1">Neyse ki dünya sadece batıdan ibaret değil…</p>
<p class="MsoNormal c1"><strong>SELAHADDİNİ EYYUBİ’NİN YOLUNDA</strong></p>
<p class="MsoNormal c1">Refah sınır kapısından Filistin’e ayak bastığımızda bir anda bir heyecan sarıyor beni. Yıllardır televizyonlarda müşahade ettiğim, kitaplarda ve dergi sayfalarında okuyup büyük ilgi duyduğum bu coğrafya beni içine çekiyor. Refah’tan Gazze’nin bağrına doğru akıp giden yol güzergâhı beni kendine kitliyor adeta… Şoföre yolun adını sorduğumda, “Şariu’s Salahaddin” (Salahhadin Yolu) diyor. Büyük İslam fatihi Selahaddin-i Eyyubi bu yoldan geçerek Kudüs’ü fethetmiş. Bu sözlerin ardından gözlerim dalıyor bu sonu görünmeye yola… Bir anda bindiğimiz taksi sağa sola sallanıyor gibi oluyor. Koca bir atlılar ordusu geçiyor yanımızdan. Dört nala giden atların çıkardığı nal seslerini tekbir sedaları bastırıyor. Neler olduğunu öğrenmek için ben de koşturuyorum atlıların ardından. Lakin yetişmem mümkün değil… Sonra az ileride durup namaza durduklarını görüyorum. Yine koşup bu atlıların nereye doğru süzülüp gittiklerini öğrenmek istiyorum. Heyhat nerede! Yola düşüyor yiğitler. Zor bela birisinin pehlivan gibi kollarından tutuyorum: “Nereye arkadaşlar?” “Kimsiniz?” “En öndeki şu savaşçı kim” diyorum? Bir anda etrafı sessizlik kaplıyor. Bana dönüyor biri ve: “Bizler Kudüs’ün fatihleriyiz. Başımızdaki insan ise Selahhadin’i Eyyubi.” O an en baştaki komutanın bana doğru baktığını hissettim. Bakışlarındaki ışıltı beni sarsıyor. Gözlerinden tam tanır gibi oluyorum ki, bu kez biri omzumdan silkiyor: “Turan bak Selahaddin’in namaz kıldığı yer burası ve buraya inşa edilen camiye de onun adı verilmiş.” Böylece Refah, Han Yunus ve Deyr el-Belah boyunca daldığım rüya Gazze kentinin girişinde sona eriyor.</p>
<p class="MsoNormal c1"><strong>DÜNYANIN EN BÜYÜK İNSANİ KRİZİ</strong></p>
<p class="MsoNormal c1">Gazze sokaklarında gezinirken kendimi Anadolu’nun bir ilinde gibi hissediyorum. Yabancısı olmadığımı anlıyorum buralara. Caddeler aynı, insanlar aynı, kültür aynı ve kısacası ruh aynı ruh… Ancak yaşadıklarım ve gördüklerim yüreğimi burkuyor. İki yıldır Gazze’ye uygulanan ekonomik ambargo halkın yüzde 80’ini fakir bırakmış. Ülkedeki yoksulluk oranı dünyanın en fakir ülkesi Mozambik ve Ruanda ile eşit hale gelmiş. Ambargo dolayısıyla 140 bin insan işsiz kalmış. 3900 büyük ve küçük çaptaki fabrika ve atölye kapılarına kilit vurmuş.</p>
<p class="MsoNormal c1"><img src="http://www.timeturk.com/images_1/news/1586.jpg" alt="" width="406" height="227" /></p>
<p class="MsoNormal c1">Gazzeliler, geçimlerini genelde balıkçılık ve tarımla karşılıyor. Akdeniz’e boydan boya kıyısı bulunan Gazze’de balıkçılar artık ava çıkamıyor. Çünkü 2,5 kilometreyi aştıklarında İsrail savaş gemilerinin saldırısına uğruyorlar. Birçok gemici bundan dolayı hayatını yitirmiş. Ambargodan dolayı işsiz kalan 5 binin üzerindeki balıkçı, sahil kenarında avlanmaktan başka çare bulamıyor. Çok güzel portakal, limon ve çilek bahçeleri bulunan Gazzeliler, iki yıldır milyon dolarlık kayıp yaşadıklarını ifade ediyorlar. İsrail’in yeşil düşmanı olduğunu söyleyen Filistinliler, Gazze Şeridi’ndeki binlerce dönümlük portakal ve liman bahçelerinin İsrail buldozerleri ve tankları tarafından yerle bir edildiği söylüyorlar. Ve en acısı yüzlerce insan bu gayri insani uygulamadan dolayı hayatını yitirmiş.</p>
<p class="MsoNormal c1"><img src="http://www.timeturk.com/images_1/news/1584.jpg" alt="" width="406" height="277" /></p>
<p class="MsoNormal c1">Dünyada en fazla mültecinin yaşadığı yerlerden olan Gazze Şeridi’nin 1,5 milyon sakininin yüzde 80’inden fazlası BM Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA) gibi uluslararası yardım örgütlerinin yiyecek yardımı sayesinde ayakta kalabiliyor. Topyekûn açlık ve hastalığa mahkûm edilen Gazzeliler, dünyanın gözü önünde toplu bir katliama maruz kalıyor. Gıda ve sağlık yardımlarının girmesine izin verilmediği Gazze’de yaşanan tarihin en büyük insani krizine dünya artık ne zaman dur diyecek…</p>
<p class="MsoNormal c1"><strong>HER EVİN BİR HİKÂYESİ VAR</strong></p>
<p class="MsoNormal c1">Gazze ziyaretimiz sırasında tarih bir daha canlanıyor gözlerimizde. İnsanlığın acı tarihi… Gazete sayfalarında okuyup yüreğimi burkan olaylara bu kez bizzat şahid oluyorum. İkinci İntifada’nın ilk şehitlerinden Muhammed ed-Durra’nın ailesini ziyaret ediyoruz. Hani 2000 yılında kameralar önünde dakikalarca babasının ve kendisinin üzerine ateş edilen 12 yaşındaki çocuk… Tüyler ürperten kareler televizyonlardan ve gazetelerde günlerce yayımlanmıştı. Ve babasının kollarında Yüce Allah’a yürüyen bu çocuk bugün İntifadanın sembolü oldu.</p>
<p class="MsoNormal c1"><img src="http://www.timeturk.com/images_1/news/1582.jpg" alt="" width="350" height="233" /><br />
Huda Galya ile&#8230;</p>
<p class="MsoNormal c1">Peki, ya 8 yaşındaki Hüda Galya’yı hatırlayanınız var mı? 2006 yılında Gazze plajında piknik yaparken aile fertlerini kaybeden küçük kızı ve onun tüm dünyayı ağlatan çığlığını…</p>
<p class="MsoNormal c1"><img src="http://www.timeturk.com/images_1/news/1583.jpg" alt="" width="428" height="278" /><br />
Huda Galya&#8217;nın kardeşleri&#8230;.</p>
<p class="MsoNormal c1">İsrail savaş gemisinden atılan bomba ile ailesinden 9 kişiyi yitiren Hüda’nın evinde saldırının izleri yok olmuş değil. Olayda yaralanan kız kardeşi Eyhet hâlâ yatalak, kardeşi Ethem sakat, diğer kız kardeşleri Latife ve Hediye’nin boynunda ve kafasında misket bombalarının parçaları ise çıkarılamıyor… Hüda’nın ailesine İHH yardım ediyor.</p>
<p class="MsoNormal c1"><img src="http://www.timeturk.com/images_1/news/1581.jpg" alt="" width="397" height="326" /><br />
Üç çocuğunu şehid veren Filistinli kadın milletvekili Ummu Nidal ile&#8230;.</p>
<p class="MsoNormal c1">Hülasa Gazze’de hangi evi ziyaret ediyorsak destansı bir öyküye tanık oluyoruz. İşte bunlardan biri de şu anda milletvekili olan Meryem Ferahat. 60 yaşındaki bu kadın Filistinliler tarafından “Ummu Nidal” (Direnişin Annesi) olarak adlandırılıyor. 3 çocuğunu şehid veren bu annenin konuşmasında bir umutsuzluk emaresi göremiyorsunuz. Bilakis ümit aşılıyor etrafına. “Ben tüm şehidlerin annesiyim” diyerek başlıyor sözlerine, “Dünyada sınırlar kalktı. Artık heppimiz biriz. Buralar sizin vatanınız. Tekrar bu topraklarınıza sahip çıkın ey Selahaddin&#8217;in, Fatih’in ve Abdülhamid Han’ın torunları. Türkiye’yi bütün kalbimizle seviyoruz. Biz az olabiliriz fakat sizinle çoğuz” diye haykırıyor.</p>
<p class="MsoNormal c1">Dünyadaki kadın ve erkekleri ambargoya karşı ayağa kalkmaya davet eden Ummu Nidal, tüm Türkiyeli kadınlara içten selamlarını sunuyor.</p>
<p class="MsoNormal c1"><strong>ŞEYH YASİN’İN HUZURUNDA</strong></p>
<p class="MsoNormal c1"><img src="http://www.timeturk.com/images_1/news/1575.jpg" alt="" width="375" height="238" /></p>
<p class="MsoNormal c1">Tüm vücudu felçli olmasına rağmen İsrail’e korku salan ve 2004 yılında şehid edilen Şeyh Ahmet Yasin’in mezarının başındayız şimdi de. Hemen yanı başında Şeyh Yasin’den üç hafta sonra şehid edilen “Filistin’in aslanı” lakaplı Abdülaziz Rantisi’nin kabri bulunuyor.</p>
<p class="MsoNormal c1"><img src="http://www.timeturk.com/images_1/news/1576.jpg" alt="" width="353" height="241" /></p>
<p class="MsoNormal c1">67 yaşında sabah namazı çıkışında tekerlekli sandalyesi ile evine doğru giderken İsrail savaş uçaklarının füze saldırısına uğrayan ümmetin yüz akı bir adam Şeyh Yasin. Tarih sayfaları bu yiğide ne kadar yer verirse azdır. O felçli hali ile bile nasıl yaşanması gerektiğini ümmete gösterdi.</p>
<p class="MsoNormal c1"><img src="http://www.timeturk.com/images_1/news/1577.jpg" alt="" width="372" height="214" /></p>
<p class="MsoNormal c1">Gezimizin üçüncü gecesi akşamı Şeyh Yasin’in felçli haliyle bile beş vakit namazlarını eda ettiği camiye gidiyoruz. Akşam namazını eda ettikten sonra cami çıkışı, Şeyh Yasin’in şehid edildiği yeri gösteriyor Filistinliler. Ardından evine doğru yol alıyoruz. Filistinli mültecilerin yaşadığı muhitte mütevazı bir ev burası. Bugün müzeye dönüştürülen eve girdiğimizde şehidin tekerlekli sandalyesi ve şehid olduğu esnada üzerinde bulunan elbiselerini görüyoruz. Gözyaşlarıma hâkim olamıyorum… Felçli bir adam nasıl olur da böyle bir saldırıya uğrayabilir. Hem kafasına hem de karnına isabet etmiş iki füze. Şeyhin kaldığı odaya giriyorum. Elimi kaldırdığımda çatıya değiyor elim. Soğuk kış günlerinde şeyhin bu odada nasıl yattığını düşünüyorum. Şu hali ile bile üzerimde pardösüm olmasına rağmen içerisi buz gibi. Çatı ve duvarın yeni yapıldığını söylüyor oğlu. Daha önceden çatı bile akıtıyormuş.</p>
<p class="MsoNormal c1"><img src="http://www.timeturk.com/images_1/news/1580.jpg" alt="" width="351" height="275" /><br />
Filistin&#8217;in manevi lideri Şeyh Ahmed Yasin&#8217;in mezarı başında&#8230;</p>
<p class="MsoNormal c1">Arap yarımadasından gelen birçok zengin iş adamı Şeyh Yasin’e ev yapması için verdiği paraları o fakirlere dağıtmaktan asla imtina etmemiş.</p>
<p class="MsoNormal c1"><strong>UMUTLARINI YİTİRMEYEN YİĞİT HALK</strong></p>
<p class="MsoNormal c1">Hayata bir anlam katmak, bir gaye için yaşamak ve yaşayışımıza bir izah bulmak insani bir ihtiyaçtır. Çünkü insan hareketinin onun düşüncesinden ayrı değerlendirilemeyeceği fikri ilk insandan bu yana muhkem bir kaziyedir. Ancak insan bazen bu kaziyeyi unutabiliyor. Zaten insan kelimesi de nisyan (unutkanlık) sözcüğünden türememiş miydi? Lakin hayatta karşılaştığınız bazı olaylar size o varoluş gayenizi tekrar hatırlatıyor. İşte, Filistin böyle bir yer. Hemen her şey size bir mana haykırıyor…</p>
<p class="MsoNormal c1"><img src="http://www.timeturk.com/images_1/news/1573.jpg" alt="" width="379" height="254" /></p>
<p class="MsoNormal c1">Filistin halkı ve liderleri ne yaptıklarının çok iyi farkında. Heyecanları hâlâ ilk günkü gibi dipdiri. İşgal, sömürü, işkence ve katliamlar onları yıldırmamış. Bir yandan direniş sürerken diğer yandan sanki hiçbir şey olmuyormuş gibi hayatlarına devam ediyorlar. Üniversite hocaları, belediye çalışanları ve memurlar bir yıldır maaşlarını almamalarına rağmen çalışmalarını sürdürüyorlar. Bunun bir imtihan olduğunu söylüyorlar. Bu sıkıntı birilerine göre onları Hamas’tan koparması beklenirken tersine daha çok bağlamış. Allah’ın Resulü’nün de ambargoya maruz kaldığını ifade ediyorlar. Ambargodan sonra güzel günlerin ve zaferin kendilerini beklediğini düşünüyorlar. Çünkü ambargo işgalcinin başvurduğu en son kozdur diyorlar.</p>
<p class="MsoNormal c1"><img src="http://www.timeturk.com/images_1/news/1572.jpg" alt="" width="363" height="262" /><br />
Gazze&#8217;de bulunan İslam Üniversitesi rektörü ile&#8230;.</p>
<p class="MsoNormal c1">Bu zor şartlara rağmen Filistinliler okumaya devam ediyor. Okullarda eğitim-öğretim aksamadan sürüyor. Filistinlilerin kahir ekseriyeti zaten okuma yazma biliyor. Kime mesleğini sorsanız ya mühendis ya da doktor çıkıyor. Filistin’deki Kur’an kursları ise ayrı bir önem arzediyor. Ziyaret ettiğimiz bir Kur’an kursunda 2 ay içinde 100 öğrencinin Kur’an hafızı olarak mezun olduğunu öğreniyoruz. Kur’an kursu yöneticisi bundan böyle her iki ayda bir hafız yetiştireceğiz diyor, projelerini uzun uzadıya anlatıyor. Ayrıca üniversite kütüphanelerinde görme özürlüler için mutlaka Bril alfebesi ile kitaplar bulunuyor. Kur’an-ı Kerim başta olmak üzere onlarca kitabı Bril alfesine çevirmişler. Bunun yanı sıra görme özürlüler için bilgisayar odaları bile bulunuyor. Öte yandan, İsrail hududuna yakın bir yerde bahçesi bulunan bir Filistinli çilek bahçesinin birçok kez yerle bir edilmesine rağmen, yine aynı yerde çilek ekmeye devam ettiğini söylüyor.</p>
<p class="MsoNormal c1"><img src="http://www.timeturk.com/images_1/news/1571.jpg" alt="" width="377" height="274" /></p>
<p class="MsoNormal c1">Aklıma Amerikalı ünlü düşünür Henr D. Thoreau’nun şu sözü geliyor: “İnsan yenildiği zaman tükenmez, pes ettiği zaman tükenir.” Evet, Filistinliler yenilmiş olabilirler lakin pes etmiş değiller. Zihinleri hâlâ ilk günkü heyecanını muhafaza ediyor. Ne iki asırdır devam eden işgal, ne katliamlar, ne yıldırma politikaları ne de ambargolar Filistinlileri davalarından vazgeçirememiş. Hülasa bu ümit bu topraklarda olduğu müddetçe Allah’ın izniyle hiç kimse Filistinlileri yenemez.</p>
<p class="MsoNormal c1"><img src="http://www.timeturk.com/images_1/news/1570.jpg" alt="" width="396" height="225" /></p>
<p class="MsoNormal c1">Filhakika burada asıl sorun dünya Müslümanlarının Filistinlilerle olan imtihanında yatıyor bence… Filistinlilerin neler yaşadıklarını anlamayacak kadar batının tahakkümü altına girmiş zihinlerimiz. Şu “yalan dünya”da teknolojisi, medyası ve “rasyonel-seküler” değerler ile o kadar içli dışlı bir hal arz ediyoruz ki, yanı başımızda hemen her gün onlarca kayıp veren kadın, çocuk ve yaşlıların ölümü muhayyilemizde sıradanlaşabiliyor. Bu bir iman zafiyetidir ve bir an önce zihin muhacirliğinden kurtulup, ilk iman tazeliğine rucû etmeliyiz.</p>
<p class="MsoNormal c1"><strong>ZAHAR VE HENİYYE İLE BAŞ BAŞA</strong></p>
<p class="MsoNormal c1"><img src="http://www.timeturk.com/images_1/news/1569.jpg" alt="" width="379" height="247" /></p>
<p class="MsoNormal c1">Ziyaretimizin son gününde Filistin Başbakanı İsmail Heniyye ve Filistin Dışişleri Bakanı Dr. Mahmud ez-Zehar’ı ziyaret ediyoruz. Ziyaretimizin birkaç gün öncesinde ikinci oğlunu şehid veren Dr. Zehar’ın evi ziyaretçilerle doluydu. Misafirler arasından kalkıp kapıda karşılıyor bizi. Sabır ve teselli dileklerimizde bulunduktan sonra ziyaretçiler arasına oturuyoruz. Evdeki manevi ortam bizi sarmalıyor. Zehar, ağır acısına rağmen Asya’dan Fas’a yaşanan İslami gelişmelere değindikten sonra “biiznillah çok yakında İslam medeniyetinin yeniden tulûuna ve batının ise gurûbuna tanıklık edeceğiz” diyor çok vazıh bir şekilde.</p>
<p class="MsoNormal c1"><img src="http://www.timeturk.com/images_1/news/1568.jpg" alt="" width="402" height="255" /></p>
<p class="MsoNormal c1">Filistin Başbakanı İsmail Heniyye ile ziyaretimizin son akşamında ansızın buluşuyoruz. Sürpriz oluyor bizim için bu. Duruşu ve konuşması ile çok sempatik bir halk lideri olduğunu yansıtıyor bize Heniyye. “Merhaba Asitaneli kardeşlerim!” diyerek karşılıyor bizi. O da her Filistinli gibi ümit aşılıyor etrafına. Pes etmediklerini ve yola devam ettiklerini söylüyor. Tüm badireleri aştığımız gibi bu ambargoyu da aşacağız diyor. “Aslında Refah sınır kapısının yıkılması bile ablukanın başarısız olduğunu göstermiştir” diyen Heniyye, Türk halkının Gazze’ye olan yardımlarından dolayı müteşekkir olduğunu ifade ediyor.</p>
<p class="MsoNormal c1">Ayrılırken, “Gazze topraklarından, mübarek Filistin diyarından, Kuds-ü Şerif’ten kardeş Türkiye halkına şahsım, Hükümetim ve halkım adına en içten selamlarımı iletiyorum” diyor.</p>
<p class="MsoNormal c1">Biz geldik kalbimiz orada kaldı.</p>
<p class="MsoNormal c1"><strong>Turan Kışlakçı<br />
Kaynak: TIMETURK</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://filistinicin.neyapabilirim.net/gazzede-dort-gun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mahmud Derviş&#8217;ten Şehide Şiir</title>
		<link>http://filistinicin.neyapabilirim.net/mahmud-dervisten-sehide-siir/</link>
		<comments>http://filistinicin.neyapabilirim.net/mahmud-dervisten-sehide-siir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Jan 2009 19:34:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Filistin Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[intifada]]></category>
		<category><![CDATA[mahmud derviş]]></category>
		<category><![CDATA[şehadet]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://filistinicin.neyapabilirim.net/?p=23</guid>
		<description><![CDATA[Ve İsrail tankları Gazzeye girdi&#8230;
Bir haftadır havadan kustuğu kini, nefreti, şimdi, top ateşleriyle, makineli tüfeklerle, tank namlularıyla, Gazzeliler`in üzerine döküyor İsrail..
İnsanlığın bittiği, kelimelerin tükendiği yerdeyiz..
Gazzeliler`in çığlıklarının susturulduğu ya da sağır kulaklarda kaybolduğu günde &#8220;Filistin&#8217;in sesi&#8221; Mahmud Derviş`e bırakmalıyız sözü&#8230;
1948&#8242;de doğduğu Celile şehri İsrail&#8217;in eline geçince, çıktığı sürgünü, hayatının sonuna kadar yaşayan Mahmud Derviş, en büyük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ve İsrail tankları Gazzeye girdi&#8230;</strong></p>
<p>Bir haftadır havadan kustuğu kini, nefreti, şimdi, top ateşleriyle, makineli tüfeklerle, tank namlularıyla, Gazzeliler`in üzerine döküyor İsrail..</p>
<p>İnsanlığın bittiği, kelimelerin tükendiği yerdeyiz..</p>
<p>Gazzeliler`in çığlıklarının susturulduğu ya da sağır kulaklarda kaybolduğu günde &#8220;Filistin&#8217;in sesi&#8221; Mahmud Derviş`e bırakmalıyız sözü&#8230;</p>
<p>1948&#8242;de doğduğu Celile şehri İsrail&#8217;in eline geçince, çıktığı sürgünü, hayatının sonuna kadar yaşayan Mahmud Derviş, en büyük acıyı, parçalanmış bir Filistin manzarasıyla karşılaştığında yaşamıştı.</p>
<p>2006 yılında Le Monde`e verdiği röportajda, &#8220;Denir ki; güneş, ufukları örten kargaların kanatlarından daha güçlüdür. Gerçek, sonuçta çıkardan her zaman daha güçlüdür&#8221;diyen Derviş, &#8220;Bir Katile&#8221; başlıklı şiirinde, bu gerçeği siyonistlerin yüzüne çarpıyordu.</p>
<p>İşte Mahmud Derviş`in, 2002&#8242;de Batı Şeriya ve Gazze&#8217;de gerçekleştirilen kuşatma ve saldırı günleri sırasında kaleme o şiir:</p>
<p>Bir Katile</p>
<p>Eğer ölenin yüzüne baka bilseydin</p>
<p>gaz odasında ki anneni hatırlardın</p>
<p>Ve düşüne bilseydin</p>
<p>Silahın hikmetinden kurtulurdun</p>
<p>Ve fikir değiştirirdin</p>
<p>bu şekilde kaybettiğin kimliğine kavuşamassın !</p>
<p>(Başka bir katile)<br />
Eğer cenine 30 gün daha bıraka bilseydin</p>
<p>Olasılıklar farklı olurdu</p>
<p>İşgal bittiğinde,</p>
<p>yeni doğan ,</p>
<p>kuşatma günlerini unuturdu</p>
<p>Sağlıklı bir şekilde büyür, bir delikanlı olurdu</p>
<p>Kızlarından biriyle kadim Asya tarihini öğrenirdi</p>
<p>Birbirilerini sevebilirlerdi,</p>
<p>Bir kız dünyaya getirirlerdi<br />
(Doğuştan yahudi olurdu)</p>
<p>Peki sen ne yaptın ?</p>
<p>Kızın bu gün dul</p>
<p>Torunun yetim</p>
<p>Firari ailene ne yaptın ?</p>
<p>Tek kurşunla üç güvercini nasıl vurabildin ?</p>
<p>Babalara ve oğullara başsağlığı&#8230;  Kerrema&#8217;llâhü veche şehid</p>
<p>Kısa bir süre sonra, bu yeni doğum için tebrik ederiz</p>
<p>Kuşatma , düşmanın cahiliye devri şiirimizi öğrenene kadar sürecektir</p>
<p>Kuşatma, işgale uğrayan gibi işgalcinin de can sıkıntısının bir beşeri özellik olduğunu öğrenene kadar sürecektir</p>
<p>Her yeni güne başladığımda şehid beni kuşatıyor</p>
<p>Ve beni sorguluyor: Nerdeydin ?</p>
<p>Bana verdiğin bütün kelimeleri sözlüğe iade et</p>
<p>Ve uyuyanları yankının uğultusundan kurtar</p>
<p>Şehit bana : &#8220;özgürlüğümün dışında hiçbir güzelliğin olmadığını&#8221; öğretiyor</p>
<p>Şehid beni uyarıyor:</p>
<p>Onların cambazlıklarına inanma</p>
<p>Fotoğrafıma bakan gözü yaşlı babama inan:</p>
<p>Görevlerimizi nasıl değiştirdin, nasıl önüme geçtin ?</p>
<p>Önce ben, ilkin ben !</p>
<p>Şehid beni kuşatıyor</p>
<p>Acılarımı hafifletmek için</p>
<p>Yalnızca yerimi ve aşınmış mobilyaların yerini değiştirdim</p>
<p>Yatağımın üzerine bir ceylan ve parmağımın üzerine bir hilal koydum</p>
<p>Şehid beni kuşatıyor</p>
<p>Canazeme yalnızca beni tanıyorsan gel</p>
<p>Övülmek için kimseye ihtiyacım yok !</p>
<p>(&#8230;)</p>
<p>Şehide</p>
<p>Şehidenin kızı, şehidin kızı</p>
<p>Şehidin kız kardeşi, şehidenin kız kardeşi</p>
<p>şehid annesi</p>
<p>Şehidin dedesinin torunu</p>
<p>Şehidin dayısının komşusu</p>
<p>Vs&#8230;. vs&#8230;.</p>
<p>Uygar alemde her hangi bir değişiklik yok</p>
<p>Vahşet dönemi geride kaldı</p>
<p>Ölenin ismi meçhul, bayağı</p>
<p>Mağdur hakikat gibi&#8230; nisbî</p>
<p>Vs&#8230; vs&#8230;</p>
<p>Çılgınlıkla seni işgal edeni kuşat</p>
<p>Çılgınlıkla ve çılgınlıkla</p>
<p>Sevdiklerin çoktan gitti</p>
<p>O zaman ol yoksa hiçbir zaman olamayacaksın !</p>
<p><strong>Çeviren : Sinan Özdemir<br />
Kaynak: Dünya Bülteni</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://filistinicin.neyapabilirim.net/mahmud-dervisten-sehide-siir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

